1 gün kaç saat, kaç dakika, kaç saniyedir? (Az kişi tarafından bilinen ilginç bilgiler)

İnternet

Murat Bayri 17 okunma 0

1 gün kaç saat, kaç dakika, kaç saniyedir, saat yönünde dönen tek gezegen hangisidir, global internet kesilebilir mi, yolcu uçağına yıldırım düşerse ne olur, oksijen ne renktir, savaştan üç kat daha tehlikeli olan şey nedir, Evren ne renktir, Nükleer savaştan sağ çıkması en muhtemel şey nedir? İşte pek az kişinin bildiği ilginç bilgiler...

1 gün kaç saat, kaç dakika, kaç saniyedir? (Az kişi tarafından bilinen ilginç bilgiler)

Bir gün tam olarak 23 saat 56 dakika 4.004 saniyedir

Otomobillerin çoğunun kornası Fa notasından çalmaktadır.

İnsanoğlu tarafından ilk evcilleştirilen hayvan Ren geyikleridir. Dünyanın en kalabalık şehri 37,435,191 nüfusu ile Japonya'nın başkenti Tokyo'dur.

 

\n

Dünyada en uzun süren trafik sıkışıklığı 2010 yılında Çin'de meydana gelmiş ve 12 gün sürmüştür. 

Alman seyahat gemisi Wilhelm Gustloff, 30 Ocak 1945 günü bir SSCB denizaltısı tarafından batırıldı ve 9 bin 343 kişi hayatını kaybetti. 

İstanbul Boğazı, Karadeniz ile Marmara Denizi'ni bağlayan 29.9 km uzunluğunda bir su yoludur.

Kanguruların bacakları kuyruk sokumundan kalça kemiklerine sabit olduğu için geri geri yürüyemez ve zıplayamazlar. 

Astronotların giydiği giysilerin Güneş'ten gelen ve uzay yürüyüşleri sırasında korunma şansının olmadığı ışınımları büyük ölçüde yansıtabilir olması için beyaz renkli olmaları gerekiyor. Bu sorunun cevabı açık ara sivrisinek...Şu ana kadar ölmüş olan insanların yarısı dişi sivrisinekler tarafından öldürüldü. Günümüzde bile her 12 saniyede bir kişi sivrisineklerden kaynaklanan sebeplerle hayatını kaybediyor. ABD Bilim Akademisi'nin yayın organı PNAS tarafından yapılan araştırma köpeklerin neden pek çok insana sevimli geldiğini ortaya koydu. ABD'li ve İngiliz bilim insanlarının bulduğu bulgulara göre, \"insanın en iyi dostu\" olarak anılan köpeklerin insanlara sevimli gelmesinin nedeni evrim. Araştırmacılar, köpeklerin özellikle insanlara sevimli gelen üzgün ifadeye bürünmelerini sağlayan göz çevresindeki kaslarının evrim sonucu zaman içerisinde ortaya çıktığını belirledi. Aynı araştırmaya göre, köpeklerin kaşlarını kaldırmalarını sağlayan bu kaslar, köpeklerin ataları olan kurtlarda bulunmuyor. Pek çok havayolu şirketinin açıkladığı rakamlara göre hava en çok tüketilen içecek domates suyu. Örneğin Luftansa her yıl yolcularına 1.7 milyon litre domates suyu ikram ediyor. Peki bunun nedeni ne?

Yapılan bilimsel araştırmaya göre, havada nemin az olması, düşük hava basıncı uçakta içtiğimiz şeylerin tadının farklı olmasına neden oluyor. 

\n

Bu da domates suyu gibi baskın lezzetlerin yolcular tarafından daha fazla tercih edilmesine neden oluyor. 

Selfie kavramını pratik olarak ilk kullanan kişi 1839 yılında kendi fotoğrafını çeken Robert Cornelius'dur. Günde 24 saat sayı sayan kişinin 1 trilyona ulaşması 32 bin yıl sürer. Çekirgenin kulakları dizlerinde bulunmaktadır.

Dışişleri Bakanlığı'nın verilerine göre Tonga, Tuvalu ve Butan'dan bir tane bile Türk vatandaşı yaşamamaktadır. Nikaragua'da ise15 Türk vatandaşı yaşamaktadır.

\n

Almanya 2 milyon ile en çok Türk vatandaşının yaşadığı ülke konumundadır. 

\n

Not: Söz konusu verinin bulunmadığı ve paylaşılmadığı ülkeler dikkate alınmamıştır. 

Gezegenimiz Dünya'nın da içinde yer aldığı Güneş Sistemi'nde saat yönünde dönen tek gezegen Venüs'tür.

Bugüne neredeyse hayatımızın her alanında olan internet devi Google'ın ilk adı 'BackRub'dı. 

\n

Kurucular Larry Page ve Sergey Brin 15 Eylül 1997 yılında platformun adını Google'a çevirerek resmi kaydını da bu isimle yaptı.

Vatikan'dan sonra dünyanın en küçük ikinci ülkesi olan Monako Prensliği’nin ulusal orkestrasında görev alan insan sayısı ordusundaki personel sayısından daha fazladır. 

Dünyada nüfusuna oranla en çok suç işlenen yer, Vatikan'dır.

\n

2017'de yapılan nüfus sayımına göre bin kişinin yaşadığı Vatikan'da her yıl 600'den fazla suç işlenmektedir. 

Dünyada her yıl en çok film çeken ülke sanılanın aksine ABD değil Nijerya.

\n

Ülkedeki film endüstrisine verilen isim ise Nollywood. Ülkede haftada ortalama 50 film çekiliyor. 

Sadece belirli bir kütlenin üzerinde olan yıldızlar kara deliğe dönüşebilir. Gezegenimizin içinde yer aldığı sistemin yıldızı Güneş ise teorik olarak bir kara deliğe dönüşecek büyüklükte değildir.

\n

Bilim insaları tarafından ortaya konulan teoriye göre, yaklaşık 5 milyar yıl daha bir yıldız olarak evrendeki işlevini sürdürecek.

Pek çok kişi tarafından bilinmesede gezegenimizde en çok piramite ev sahipliği yapan ülke Mısır değil Sudandır. Sudan'da 220 adet piramit bulunmaktadır.

Ahtapotların sekiz bacağı olduğu gibi üç tane de kalbi, dokuz adet de beyni var Güneş Sistemi'nde yer alan gezegenler arasında en sıcak olanı 450 santigrat ile Venüstür. Eğer Dünya’da 15 yaşındaysanız Mars’ta 8 yaşında olursunuz. Zira 1 Mars yılı 686,9 Dünya gününe eşit.

Bilim insanları zebraların çizgilerinin ne işe yaradığı sorusuna Charles Darwin zamanından beri, yaklaşık 150 yıldır yanıt arıyor.

\n

İngiltere'nin Bristol Üniversitesi'nde yapılan araştırma zebraların çizgilerinin ölümcül hastalıklar taşıyan at sineklerinin üzerlerine konmasını engellediğine işaret ediyor.

Periyodik Tablo'da yer almayan tek harf 'J' harfidir.

Gezegenimizde yaşayan en yavaş hayvan 3 tırnaklı (üç parmaklı) Sloth'tur.

\n

Amerika kıtasında yaşayan hayvan saatte maksimum 0.0048 KM hıza ulaşabiliyor

Gökyüzüne baktığınızda uçakların arkalarında bıraktığı beyaz izleri mutlaka görmüşsünüzdür. Bu izlerin oluşmasının sebebi uçak motorlarının sıkıştırdıkları gazları çok yüksek bir sıcaklık ile dışarı püskürtmesidir. 

\n

Bu gazlar dışarıya bırakıldığında soğuk hava ile temas ettiğinde yoğunlaşır ve buz kristallerine dönüşür.

İnsanoğlu tabiki bulunduğu her ortamda ağlayabilir.

\n

Ancak yer çekiminin bulunmadığı uzayda ağlasanız bile göz yaşlarınız gözünüzden süzülemez. 

Yerçekimi farkı nedeniyle Dünya'da 90 kilo olan biri Mars'ta sadece 35 kilodur.

Oksijen gaz halinde kokusuz ve renksizdir.

\n

Ancak sıvı ve katı hallerinde ise soluk mavi renk ile görünür.

Bilim insanlarına göre, kara delikler, evrenin genel işleyişine ters bir şekilde, içeri doğru genişliyorlar ve Genişledikçe daha da büyüyorlar. Bu durumun gizemi hala çözülebilmiş değil

Bunun aksine ise varlıklar genişlerken, dışa doğru hareket ediyorlar. Evrenin farklı dengeleri ve uzay-zamanın bükülmesi ihtimali göz önüne alındığında ise, aşağı doğru genişlediği sanılıyor.

Bu yüzden kara deliğin evreni yutabilme ihtimalinin olmadığı düşünülüyor. Beynimizde yer alan anıların depolandığı hipokampüste mini 'zaman damgalarını' tetikler, böylece olayların ne zaman gerçekleştiğini biliriz Ancak uyarılmamışsa bu sinyaller bulanıklaşır. Bu da bizim zamanın yavaş aktığını hissetmemize neden olur İngiliz ve Hollandalı bilim insanları 13 bin 600 kişi üzerinde yaptıkları araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Buna göre, beyni ortalamadan büyük olan kişilerin hafızaları daha kuvvetli, mantık yürütmekte de daha iyiler ancak bu kişilerin daha zeki olduğunu gösteren bir veri bulunmuyor. Herkesin aynı anda 30 santim yüksekliğe zıplayıp geri indiği düşünülse bile, Dünya'nın yerini 1 hidrojen atomunun büyüklüğünün 100'de 1'i kadar değiştirebiliyoruz, o da çok kısa bir süreliğine, Dünya geri eski yerine neredeyse anında geliyor. Karafatma yanlış cevap. Dr. Wharton’ların 1959’daki çığır açan araştırmasından beri karafatmaların bir nükleer savaşta ilk ölecek böceklerden olduğunu biliyoruz. Radyasyona dayanıklılık kralı Deinococcus radiodurans bakterisidir. Bu bakteriler 1.5 milyon rad’a kadar dayanabilirler, dondurulurlarsa bu limit iki katına çıkar. Bilinenenin tersine saç ve tırnaklar ölümden sonra hiç uzamazlar. Bu tamamen bir efsanedir. Öldüğümüzde vücudumuz su kaybeder ve derimiz sıkılaşır, bu da saç ve tırnağın uzadığına dair bir göz yanılgısı yaratır. Mars için birçok proje yapıldı ve hala yapılıyor. Bilim insanlarının onlarca yıldır yaptığı aratırmalara göre, Kızıl Gezegen bozulmuş yumurtayı andıran bir kokuya sahip. Resmi olarak bej rengindedir. 2002 yılında, Johns Hopkins Üniversitesi’nden Amerikalı bilimciler, Avustralya Kırmızıya Kayan Galaksileri İnceleme Kurumu’nun topladığı 200,000 galaksi ışığını inceledikten sonra evrenin soluk yeşil renkte olduğu sonucuna vardılar. Ancak birkaç hafta, hesaplamalarında bir hata yaptıklarını ve evrenin aslında daha çok köstebek derisi renginin kasvetli bir tonu olduğunu itiraf etmek durumunda kaldılar. Zenci Henry... Ferdinand Macellan dünyanın etrafındaki turunu asla tamamlayamadı. 1521’de Filipinler’de henüz turun yarısındayken öldürüldü. Macellan 1511’de Portekiz’den çıkıp Hint Okyanusu’nu geçerek önce Uzakdoğu’yu ziyaret etti. Zenci Henry’yi 1511’de Malezya’daki bir köle pazarında buldu ve onu geldiği yoldan Lizbon’a götürdü. 1519’da çıkılan dünya turu girişimi de dahil olmak üzere bundan sonraki tüm yolculuklarında Zenci Henry, Macellan’ın yanında gitti. Bu yolculuk diğer yönden, yani Atlas Okyanusu’nu ve Büyük Okyanus’u geçerek gerçekleşti, bu yüzden 1521’de Uzakdoğu’ya vardıklarında Zenci Henry dünyanın etrafını tam olarak dolaşmış olan ilk insan oldu.

Uçuş korkusu olanların her uçağa bindiklerinde akıllarına gelen onlarca felaket senaryosundan biri olan uçağa yıldırım düşmesi sanıldığı kadar korkutucu bir şey değil. Zira uçakların dış gövdesi, alüminyum ile kaplanmıştır ve bu uçağın çevresini saran bir yıldırım kalkanı görevi yapmaktadır. 

\n

Bu sayede yolcu uçağına yıldırım isabet etse bile bir noktadan diğerine iletilerek uçağa zarar vermeden uçaktan atılmış oldur. 

Çin Seddi’nin “insanoğlunun inşa ettiği ve aydan görülebilen tek yapı” olduğu düşüncesi çok yaygındır ama bu doğru değildir. İnsan eliyle yapılmış hiçbir şey aydan çıplak gözle görülemez. Meyve sineği. Küçücük astronotlar bir miktar tahıl tohumuyla birlikte Amerikan V2 roketine bindirildi ve 1946 Temmuz’unda uzaya fırlatıldılar. Yüksek irtifada patlamanın radyasyon üzerine etkisini test etmeye alışkındılar. Dünya yüzeyinin yüzde 70’i suyla kaplı olabilir ama su, gezegenin kütlesinin 5 binde birinden daha azına tekabül ediyor,yaklaşık olarak yüzde 0.1... Beş bin? İki milyon? On milyar? Hayır, dört tane görebiliriz. Aslında oturduğumuz yerden yalnızca iki tane görebiliriz, bunlardan bir tanesi de içinde bulunduğumuz Samanyolu’dur.

Bu da geride kalanların oldukça sıkıntılı bir dönemde hayatlarını kaybedecekleri şeklinde yorumlanabilir. 

\n

Böyle bir durumdan insanoğlunun kurtulup kurtulamayacağını söylemek oldukça zor. Ancak şunu rahatça söyleyebiliriz bu denli bir felakette pek çok türün nesli tükenir, milyarlarca insan hayatını kaybeder. 

Kobaylar ya da hintdomuzları artık neredeyse hiç deney hayvanı olarak kullanılmıyor ama Perulular bunlardan her yıl yaklaşık 65 milyon adet tüketiyor. .Ayrıca Kolombiya, Bolivya ve Ekvador’da da yeniyor. Hâlâ son Buzul Çağı’nın içindeyiz. Coğrafyacılar bir buzul çağını, Dünya’nın tarihinde kutuplarda buz takkeleri bulunan bir dönem olarak tanımlıyor. Mevcut iklimimiz bir ‘buzularası’ döneme tekabül eder. Bu, ‘buzul çağları arasında’olduğumuz anlamına gelmez. Bu ifade, bir buzul çağı içinde, daha yüksek sıcaklıklar yüzünden buzların çekildiği dönemi tanımlamak için kullanılır. Bu konuda henüz kesin bir sonuca ulaşılmış değil. Ancak yaygın kanının aksine, bir Japon balığının hafızası birkaç saniyelik değil. Yapılan araştırmalar, Japon balığının en az üç aylık bir hafızaya sahip olduğunu ve değişik şekilleri, renkleri ve sesleri ayırt edebildiğini gösterdi. Fil, mavi balina ya da dev sekoya ağacı? Hayır, dünyadaki yaşayan en büyük şey bir mantar. Kesilmiş bir ağaç kütüğünün üzerinde büyüyen bal mantarından (Armillaria ostoyae) şu ana kadar görülen ve Oregon’daki Malheur Ulusal Ormanı’nda bulunan en büyük numune 890 hektarlık bir alan kaplıyor ve yaşı 2000 ila 8000 arasında tahmin ediliyor.

2011'de Japonya'da gerçekleşen deprem bile günleri yaklaşık 0.0000018 saniye kısalttı.

\n

Peki Dünyada yaşayan herkes aynı anda zıplarsa ne olur? Bu soruya cevap bilim insanı Randall Munroe'dan geldi. 

Kesinlikle yanan şehri seyrederken lir çalıp şarkı söylemiyordu. Yangın çıktığı sırada Neron yangının 56 km uzağında, deniz kenarındaki yazlık evindeydi. Neron haberi alınca hızla Roma’ya gitti ve yangın söndürme çabalarının sorumluluğunu üstlendi. İki tane görünen iki tane de görünmeyen olmak üzere toplam dört. Oksijeni sudan alan balıklarda öndeki suyun girişini arkadaki ise suyun çıkışına sağlayan iki çift burun derini bulunuyor. Evrim sürecinde insanlardaki arka taraftaki delikler kafanın içine girerek iç burun delikleri haline geldiler. Çalışmak; içki, uyuşturucu ya da savaştan çok daha fazla insan öldürmektedir. Her yıl yaklaşık iki milyon insan, işle ilgili kazalar ve hastalıklar yüzünden hayatını kaybediyor; buna karşın savaşlarda her yıl 650 bin kişi ölüyor. Tek başına değerlendirildiğinde, en tehlikeli işin, Bering Denizi’nde çalışan Alaskalı yengeç avcılarına ait olduğu söylenir. Adi bir kıymık. Hollywood filmlerinde gösterilenlerden farklıolarak 18. Yüzyılda kullanılan gülleler aslında patlamıyordu. Bunlar geminin gövdesini parçalayarak kocaman tahta kıymıkların yüksek bir hızla güvertede uçuşmasına neden oluyordu; bu kıymıkların isabet ettiği denizciler de ağır yaralar alıyordu. Kırkayak kelimesi, Latince “yüz ayak” anlamına gelen centipeda kelimesinden gelmektedir. Kırkayaklar yüz yılı aşkın bir süredir kapsamlı bir biçimde incelenmelerine karşın tam olarak yüz ayağa sahip bir örneğine rastlanmamıştır. Türkçe’deki adlarına bakarak bu hayvanların kırk ayaklı oldukları da söylenemez. Acı biberin en acı kısmının çekirdekleri olduğuna dair inancın tersine asıl acı olan kısım, o çekirdeklerin tutunduğu merkezdeki zardır. Bu zar, en fazla kapsaisin içeren kısımdır. Kapsaisin bibere ayırt edici acılığını veren renksiz, kokusuz bileşiktir. Öyle bir şey yoktu. Bunu gazeteler uydurmuştur. 1922’de Howard Carter tarafından keşfedildiğinde, Tutankamon’un mezarına giren herkesin korkuya kapılmasına neden olan “firavunun laneti” hikayesi, Daily Express’in Kahire muhabirinin işiydi. Bu hikaye daha sonra Daily Mail ve New York Times tarafından tekrarlandı. Şampanyayı karbondioksit değil, pislik köpürtür Tamamen pürüzsüz ve temiz bir kadehte karbondioksit molekülleri görünmez bir şekilde buharlaşır, bu yüzden uzun zamandır kabarcıkların oluşmasına neden olan şeyin bardaktaki küçük kusurlar olduğu varsayılırdı. Fakat, yeni fotoğraf teknikleri bardaktaki iz ve pürüzlerin bu kabarcıkların sürekli asılı kalmalarına yetecek boyutta olmadığını gösterdi: Bardakta kabarcıkların oluşmasına neden olan şey, bardağın içindeki mikroskobik toz ve tüy parçacıklarıdır. “1789 yılıydı ve Fransız Devrimi tüm hızıyla cereyan etmekteydi. Paris’teki yoksullar ayaklandılar çünkü yiyecek ekmekleri yoktu. Bu sırada Kraliçe Marie Antoinette “ekmek bulamayanlar pasta yesin” şeklindeki ahmakça öneriyi ortaya attı.” Çoğu kişinin doğru bildiği yanlışlardan birisi daha... İlk sorun şu ki, bahsedilen şey pasta değil brioche adlı verilen ve ekmeğe çok benzeyen bir çörekti. Bu durumda bu sözler iyi niyetli bir girişim olabilir: “Eğer ekmek istiyorlarsa onlara iyi cinsinden verin.” Kaldı ki bu sözleri söyleyen Marie Antoinette değildi. Bu ifade en aşağı 1760’tan beri aristokratik çürümenin tasviri olarak yazılı bir biçimde kullanılıyordu. Jean-Jacques Rousseau bu ifadeyi daha 1740’ta duyduğunu ileri sürüyordu. Develer hörgüçlerinde su değil, yağ depolar; bu yağ da enerji stoku olarak kullanılır. Suyun depolandığı yer vücutlarıdır, özellikle de kan dolaşım sistemleri; bu da onları su kaybından etkin bir biçimde korur. Anlaşıldığı kadarıyla Ay barut gibi kokar. Ay’da yalnızca on iki kişi yürüdü ve bunlardan hiç biri özel uzay giysileri nedeniyle Ay’ı koklayamadı. Ancak Ay yüzeyinden kabine döndüklerinde yanlarında bu tozlardan bol miktarda sürüklüyorlardı. Astronotlar Ay’daki toprağın kara benzediğini, barut gibi koktuğunu ve tadının çok kötü olmadığını söylediler. Bu toprak büyük ölçüde, Ay’ın yüzeyine çarpan göktaşlarının yol açtığı silikon dioksitten meydana gelmektedir; bunun yanısıra demir, kalsiyum ve magnezyum gibi mineraller de içerir. Peyton Randolph... Randolph, George Washington’dan önceki on dört Kıtasal Kongre (ya da “Kongre’de Biraraya Gelmiş Birleşik Devletler”) Başkanının ilkiydi. Kıtasal Kongre, şikayetlerini İngiliz Tahtı’na iletmek için 13 koloni tarafından oluşturulmuş müzakere organıydı. Devekuşu yanlış cevap.. Asla bir devekuşunun kafasını kuma gömdüğü görülmemiştir. Bunu yapsaydı boğulurdu. Bir tehlikeyle karşılaştığında her aklı başında hayvan gibi devekuşu da var gücüyle kaçar. Dünya’da değil, Mars’ta... Dev volkan Olympus Dağı (Latincede Olympus Mons) güneş sistemindeki ve bilinen evrendeki en yüksek dağdır. 22 km yüksekliğindeki Olympus Dağı Everest’ten üç kat daha yüksek. 624 km genişliğindeki bu dağ Britanya adalarının bulunduğu alanın tamamını kaplayabilir. Resmi olarak Honolulu... . Hawaii eyaletinde 1907’de çıkarılmış bir yasaya göre Honolulu Şehri ve Honolulu İdari Bölgesi (County) aynı yeri ifade ediyor bu Honolulu şehrinin Büyük Okyanus’ta 2,400 km boyunca uzanan Kuzeybatı Hawaii adalarının kalanını da kapsadığı ve 5,509 km2’yle en büyük yüzölçümüne sahip şehir olduğu anlamına geliyor. Dünyanın en kalabalık şehri ise 12,8 milyonluk nüfusu ve 440 km2lik yüzölçümüyle Mumbai’dir: Km2 başına 29,042 kişi! Eğer bütün anakent alanı dahil edilirse en kalabalık şehir, 13,500 km2 üzerinde yaşayan 35,2 milyon kişiyle Tokyo olur. Finlandiya’da. Helsinki Teknoloji Üniversitesi’nden bir ekip 2000 yılında bir rodyum parçasını, mutlak sıfırdan (-273oC) derecenin on milyarda biri kadar daha yüksek bir sıcaklığa kadar soğuttu.Laboratuarlarda oluşturulan bu son derece düşük sıcaklıklar dikkate değerdir. Derin uzayda bile sıcaklık -245oC’nin altına nadiren düşer. Bunun bilinen tek istisnası, Avustralyalı gökbilimciler tarafından 1979’da saptanan Bumerang Nebulası’dır. Bu nebula bir bumeranga (ya da bir papyona) benzer. Merkezinde, Güneş’ten üç kat daha ağır, ölmekte olan bir yıldız vardır. Hiçbir şey çünkü Kuzey Amerika’da bufalo yoktur. ‘Bufalo’ kelimesi genellikle, yanlış bir biçimde bizon yerine kullanılır. Ancak söz konusu bizonlrsa Buffalo Bill, on sekiz aydan daha kısa bir sürede bu hayvanlarda 4 bin 280 tane öldürdü. ABD bayrağındaki yıldızların her biri bir eyaleti temsil ediyor ve bayrakta 50 yıldız bulunuyor. Ancak teknik olarak ABD’de sadece 46 eyalet bulunuyor. Virginia, Kentucky, Pennsylvania ve Massachusetts resmi olarak birer Commonwealth’tir. Buradaki Commonwealth, ‘İngiliz Uluslar Topluluğu’ anlamındaki Commonwealth değil, ABD’deki bu dört bölgenin “eyalet” kelimesi yerine, “ortak rızayla oluşturulmuş siyasi topluluk” anlamında kullandıkları terimdir. Afrika ve Arap çöllerinin simgeleri olsa da deve Amerika kökenlidir. Atlar ve köpekler gibi, develer de 20 milyon yıl önce Amerika’nın otlaklarında evrildi. Bu hayvanlar o zamanlar, bildiğimiz haliyle hörgüçlü yük hayvanları olmaktan ziyade, daha çok zürafaya ya da ceylana benziyordu. Bering kara köprüsünden Asya’ya 4 milyon yıl önce geçtiler. Alışıldık cevap suyun rengi olmadığıdır; su “şeffaf” ya da “saydam”dır ve denizin mavi görünmesinin tek sebebi gökyüzünün denizin üzerine yansımasıdır. Ancak bu doğru değil. Su aslında son derece soluk bir tonda olsa da mavidir. Bunu doğada, kardaki derin bir deliğe ya da donmuş bir şelalenin kalın buzlarının içine baktığınızda görebilirsiniz. Çok büyük ve çok derin beyaz bir havuzu suyla doldurup içine baktığınızda, su mavi görünecektir. Ne gladyatörün öldürülmesini isteyen Romalı seyirciler başparmaklarını aşağı indirirdi ne de bu ölüme izin veren Roma İmparatorları. Aslında Romalılar “başparmakları aşağıda duracak şekilde” bir işareti hiç kullanmadılar. Bir gladyatörün öldürülmesi istendiğinde başparmak yukarı kaldırılırdı – tıpkı kınından çekilmiş kılıç gibi. Kaybeden bir gladyatörün canının bağışlanması için başparmak, sıkılmış yumruğun içine sokulurdu – kınına sokulmuş bir silah gibi. Aşağıyı gösteren başparmakların ölümü işaret ettiği yanılgısının sorumlusu, yüzyıl ressamı Jean-Léon Gérôme’un Pollice Verso adlı tablosudur. Tabloda, imparator ölüm cezasını vermek için başparmağını aşağıya doğru uzatırken Romalı bir gladyatör bekliyor. Waterloo hiç kuşkusuz Napolyon’un en ezici yenilgisi olmakla beraber, onun en utanç verici yenilgisi değildi.1807’de, Fransa, Rusya ve Prusya arasında bir dönüm noktası niteliğindeki Tilsit Barışı’nı imzalayan Napolyon’un keyfi yerindeydi. Bunu kutlamak için İmparatorluk Sarayı’nın öğleden sonra bir tavşan avı düzenlemesini önerdi. Bu av, Napolyon’un çok güvendiği kurmay başkanı Alexandre Berthier tarafından organize edildi. Napolyon’u etkilemeye can atan Berthier, İmparatorluk Sarayı’nın konukları meşgul edecek kadar av hayvanına sahip olduğunu göstermek için binlerce tavşan satın aldı. Parti vakti geldi, av başladı ve av hayvanlarının bekçileri avları saldı. Ama av felaketle sonuçlandı. Berthier yabani değil, evcil tavşan almıştı; bu tavşanlar da öldürülmekten ziyade besleneceklerini düşündüler. Tavşanlar canlarını kurtarmak üzere kaçmak yerine, büyük şapkalı ufak tefek bir adama yöneldiler ve onu kendilerine yemek veren bakıcılarıyla karıştırdılar. Aç tavşanlar saatte 56 km’lik azami hızlarıyla Napolyon’a hücum ettiler. Av partisindekiler (artık tam bir kargaşaya dönmüştü) onları durdurmak için hiçbir şey yapamıyordu. Napolyon’un, açlıktan kırılan hayvanları çıplak elleriyle savuşturmaya çalışarak kaçmaktan başka bir seçeneği yoktu. Ama tavşanların şiddeti dinmedi ve İmparatoru at arabasına kadar püskürttüler; bu sırada Napolyon’un adamları tavşanları nafile kırbaçlıyorlardı. Bu fiyaskonun günümüzdeki anlatımlarına göre, Fransa İmparatoru tamamen hırpalanmış bir vaziyette ve utanç içinde arabasına koşturdu. Amazon Kızılderilileri çok uzun süredir pratik lastik botlar yaparlardı. Bunu kauçuk sıvısı içine diz hizasına kadar girip kurumasını bekleyerek yapıyorlardı. Alo kelimesi.Alo kelimesinin ilk yazılı kullanımı, Edison’un “3 ila 6 metre uzaktan duyulabileceği için” telefon görüşmesine “alo”yla başlamak gerektiği önerisini belirttiği 1887 tarihli bir mektubudur. Hem evet hem hayır. Önce “evet.” 1947’de Harvard Üniversitesi’nde röle anahtarına sıkışan bir güve, geniş, havalandırmasız bir odaya konmuş olan Amerikan Donanması’nın Mark II bilgisayarının kilitlenmesine sebep oldu. Teknisyenler tahrip olmuş böcek ölüsünü çıkardılar ve makineyi yeniden başlatmadan önce kayıt defterindeki yazının yanına yapıştırdılar. Ama şu “virüs” kelimesi buradan mı geliyor? Hayır. Bir makinede oluşan hata ya da yanlış anlamında kullanılan “virüs” kelimesi 19. yüzyıla dayanır. 1889’da yayımlanmış bir gazete haberine göre Thomas Edison “iki gecedir fonografındaki virüsü aradığı için uyumamıştır.” Webster sözlüğü 1934 baskısında “virüsün” modern anlamına yer vermiştir. Bizim gibi İranlılar’ın da milli çiçeği olan lalenin kökenini pek çok kişi Hollanda sanıyor. Oysa Amsterdam’dan olsun ya da olmasın laleler, Hollanda’nın yel değirmenleri ve sabolar kadar ünlü bir sembolüdür. Ama aslında lalelerin kökeni Hollanda değildir. Hollanda’ya İstanbul’dan ilk lale, topu topu 1554’te getirildi. Kırbaç... Kırbaç 7 bin yıl önce Çin’de icat edildi, fakat kırbaç ‘şaklaması’nın, kırbacın sapına çarpan derinin sesi olmayıp, mini bir ses duvarı patlaması olduğunun anlaşılması ancak 1927’de yüksek-hızda fotoğrafçılığın icadıyla mümkün oldu. Onlar için fark etmez. Yılan oynatma numaralarında kobralar flütün görüntüsüne tepki verir, sesine değil. Yılanlar kesinlikle sağır olmamalarına rağmen müziği tam olarak “duymazlar.” Yılanların dışarıda bir kulak ya da kulak zarları yoktur fakat çeneleri ve karın kasları sayesinde yerden aldıkları titreşimleri hissedebilirler. Köpeklerden. Aslında kuşlar adaya değil, ada kanarya kuşlarına ismini vermiştir. Bu takımada adını, en büyük adasında bulunan hem vahşi hem de evcil çok miktardaki köpekten dolayı, Romalılar tarafından verilen ‘Köpek Adası’ isminden (Insula Canaria) almaktadır. Uluslararası Bulut Atlas Ölçeği’ne göre 0’ıncı bulut katmanı en yüksek bulut katmanıdır, bu katman, 12 bin metre yükseklikte bulunabilen incecik bir katmandan oluşan sirrus olarak bilinir. Yağmur taneleri küre şeklindedir, gözyaşı şeklinde değildir. Su yosunları... Su yosunları fotosentezin atık maddesi olarak oksijen açığa çıkarırlar. Çıkardıkları net oksijen miktarı diğer tüm ağaçların ve kara bitkilerinin birlikte çıkardıklarından daha fazladır. Isırgan otu... Birinci Dünya Savaşı sırasında hem Almanya hem de Avusturya’da pamuk kıtlığı vardı. Pamuğun yerini tutabilecek uygun bir madde arayan bilimciler zekice bir çözüm denediler: Çok az miktarlarda pamuğu ısırgan otuyla karıştırdılar; özellikle de kaşındıran ısırganların (Urtica dioica) sert liflerini kullandılar. Yıllardır süregelen tıbbi tavsiyelerin aksine mide ve bağırsak ülserinin stres ya da hayat tarzından değil bir bakteriden kaynaklandığı anlaşılmaya başlandı.

1995 yılında dünya nüfusunun sadece yüzde biri internet kullanıyordu. Bugün ise internet her gün milyarlarca insanı birbirine bağlıyor. 

\n

Yaklaşık 4 milyar insanın internete erişimi var ve bu her saniye 10 kullanıcı daha onilne dünyaya adım atıyor. Rakam büyüdükçe internete olan bağımlılığımız da artıyor. 

Dün Facebook, Instagram ve WhatsApp'ta yaşanan sorun sonrası dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca kullanıcı bu platformlara erişim sağlayamadı.

\n

Peki tüm dünyanın internet kesilebilir mi? Bu soruya \"imkansız\" yanıtı vermek zor olsa da bu ihtimalin çok zor olduğu rahatlıkla söylenebilir. 

Zira cihazlarımızı birbirine bağlayan sistemin milyonlarca farklı yol izleme şansı var ve tüm bunların aynı anda çevrimdışı olmasının ihtimali oldukça düşük.

Kaynak: NTV

Yorumlar

  1. Bu habere henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap