Humanoid ve yapay zekadan neden bu kadar korkuyoruz?

İnternet

Serdar Zaim 29 okunma 0

Boston Dynamics’in insansı robotu Atlas’ın son videosu insansı robotlar ve yapay zekanın medeniyetimize katkıdan çok zarar getireceği iddiasını bir kez daha dile getirilmesine neden oldu. Peki robotlar ve yapay zekadan neden bu kadar korkuyoruz?

Humanoid ve yapay zekadan neden bu kadar korkuyoruz?

Bilim kurgu tutkunlarının film, dizi ve romanlar ile hayatlarının bir parçası olan insansı robotlar ve yapay zeka bir kurgu öğesi olmaktan uzaklaşıp hayatlarımızın bir gerçeği olmaya hızlı adımlar ile ilerliyor. \nABD’li teknoloji şirketi Boston Dynamics’in insansı robotu (humanoid) Atlas’ın son marifetlerini gösteren yeni video kısa sürede dijital dünyanın en çok konuşulan konusu oldu. \nMilyonlarca izlenme rakamına ulaşan video ile son dönemin popüler iddiası insansı robotlar ve yapay zekanın faydadan çok zarara neden olacağı görüşü bir kez daha gündeme geldi. Atlas’ı izleyen pek çok kişinin aklına ilk olarak kıyamet senaryoları geldi. Popüler kültürün yapay zekayı ‘insanlığın sonu’ teması ile işleme inadı kuşkusuz bu reaksiyonun ana nedenlerinden biri. \nBu kıyamet senaryosunu en çok dile getiren kişilerden biri olan Elon Musk bugüne kadar pek çok farklı platformda yapay zekanın insanlık için en büyük tehlike olabileceğinin altını çiziyor. \nGeçtiğimiz yıl hayatını kaybeden İngiliz bilim insanı Hawking ise yapay zekanın çok geliştiğini bunun faydalı olduğunu ancak yapay zekanın insanoğlunun zekasını geçebilecek bir düzeye gelmesinin felaket ile sonuçlanabileceği uyarısında bulunmuştu. \nBiyolojik evrim ile sınırlı olan insan gelişiminin aksine kendisini geliştirebilen bir yapay zekanın bilince ulaşması ve kendisine görece daha sınırlı ve kırılgan olan insanoğlunun emirlerine uymaması ihtimali bu iki ismin en çok dile getirdiği teorilerden. \nCornell Üniversitesi’nde görev alan Profesör Kilian Weinberger bu korkuyu şu sözler ile özetliyor: \n“İnsanların korktuğu şey, günün birinde süper zeki yapay zekanın, bizden daha zeki, bilinçli hale geldiğinde, bize bizim maymunlara yaptığımız gibi, daha düşük varlıklar gibi davranabilme ihtimali.” \nBesin zincirinin tepesinde olan ve bu konuma fiziksel gücünden ziyade zekası ile gelen insanoğlunun kendisinden daha zeki bir varlık yaratmaktan korkması oldukça doğal. \nHaliyle insanoğlu, bazı bilişsel özelliklerini bir makineye teslim ederek, gezegenimizdeki yaşayan hayvanların geri kalanına oranla göreceli üstünlüğünün kaybolmasından korkuyor. Ancak göz ardı edilen bir şey var; kendi kendine öğrenebilen yapay zeka aslında sadece bir yazılım. Yapay zeka algoritmalar tarafından tanımlanan çok özel kısıtlamalarda altında çalışıyor. Başka bir deyişle yapay zeka tüm yazılımlar gibi, insanlar tarafından hangi amaç için programlanırsa onu yapmak üzere çalışan kodlar bütünüdür. \nHaliyle yapay zekanın bu sınırları aşıp kendini yaratan insanoğluna sırtını çevirmesinden ziyade yapay zekanın kimin kontrolünde olacağından daha çok korkmamızda fayda var. \nYAPAY ZEKA KİMİN KONTROLÜNDE OLACAK? \nBilim kurgunun usta kalemlerinden Isaac Asimov’un ilk kez 1942 yılında yayımladığı ‘Runaround’ isimli öyküsünde ortaya koyduğu ‘Üç Robot Yasası’ insanoğlunun robotlar hakkında ortaya koyduğu ilk düzenleme olarak kabul edilir. Peki neydi bu yasalar? \nBirinci Yasa: Bir robot, bir insana zarar veremez ya da zarar görmesine kayıtsız kalamaz \nİkinci Yasa: Bir robot, birinci kuralla çelişmediği sürece bir insanın emirlerine uymak zorundadır. \nÜçüncü Yasa: Bir robot, birinci ve ikinci kuralla çelişmemek kaydıyla varlığını korumakla mükelleftir. \nBu kadar korktuğumuz yapay zeka ile ilgili yasa koyucuların hala bir düzenlemeye gitmemesi ise endişe duymamız gereken başka bir konu. Zira regülasyon boşluğunun Facebook üzerinden seçim sonuçlarına etki edecek büyüklükte etkiye neden olması gibi yapay zeka konusundaki kanun eksikliği önümüzdeki yıllarda bugünden tahmin edemeyeceğimiz büyük sorunlara yol açabilir. \nTesla ile elektrikli otomobil üreten, SpaceX ile uzay seyahatlerin seyrini değiştirmeye çalışan ve Hyperloop ile toplu taşımada çığır açmayı hedefleyen Elon Musk'ın da bulunduğu teknoloji geliştiriciler tarafından kurulan kar amacı gütmeyen OpenAI'nin amacı tam olarak bu. \nÖnümüzdeki yıllarda yapay zekanın bir monopoli olarak karşımıza çıkmamasını hedef edinen OpenAI bu teknolojinin yayılması ve tek elde toplanmaması için çalışmalar yürütüyor. \n‘ROBOT İŞSİZLİĞİ’NE ÇÖZÜM NE OLACAK? \nİnsansı robotlar ve yapay zekanın hayatımıza girmeye başladığı bugünlerde üzerine kafa yormamız gereken soru “Pek çok iş kolunun insan çalışandan çıkıp robotlara emanet edilmesi ile ortaya çıkacak gelir adaletsizliği nasıl çözülecek? “ olmalı \nŞirketlerin iş kanunlarına tabi olmayan, yorulmayan, iş bırakma eylemi yapmayan “yeni” çalışanları ile giderlerini düşürüp karlarını artıracakları su götürmez bir gerçek. Peki işlerini kaybeden ve sayısının milyonlara vuracağı iddia edilenler için şimdiden neler yapılabilir? \nBunun önüne geçmek adına şimdiden bir işsizlik fonu kurulması sıkça dile getirilen çözüm önerilerinden biri. Bu durumun bir gelir boşluğu yaratacağını düşünen cephede yer alan Tesla ve SpaceX’in CEO’su Elon Musk’a göre şimdiden atılabilecek iyi adım “evrensel gelir bütçesi” oluşturmak. Musk kendi şirketinde mikro ölçekte benzer bir adımı şimdiden atmış durumda. \nSanayi Devrimi ile toplum yapısı ve sınıf anlayışı kökünden değişti. Bazı meslekler yok olurken yeni zenginler, yoksullar ve iş kolları ortaya çıktı. Yapay zeka devrimi ile toplumumuzun ne denli değişeceğini hala kestiremiyoruz. \nİyi yönetilemeyecek bir geçiş sürecinin neden olacağı radikal sonuçlara karşı şimdiden bir yol haritası hazırlanması kuşkusuz son derece önemli. 

Kaynak: NTV

Yorumlar

  1. Bu habere henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap