Milli Piyade Tüfeği kullanıma sunuluyor (Türkiyenin yerli silahları)

İnternet

Serdar Zaim 20 okunma 0

MKEK, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özellikleriyle ön plana çıkan, meskun mahal gibi dar alanlarda kullanılabilen MPT-55i güvenlik güçlerine kazandırıyor.

Milli Piyade Tüfeği kullanıma sunuluyor (Türkiyenin yerli silahları)

Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) tarafından, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özellikleriyle ön plana çıkan, meskun mahal gibi dar alanlarda kullanılabilen Milli Piyade Tüfeği (MPT-55) güvenlik güçlerinin kullanımına sunuluyor.

MPT-55, özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir yeni nesil piyade tüfeği olarak şekillendirildi.

\n

Yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özelliğiyle ön plana çıkan MPT-55, TSK'nin ihtiyacına binaen özgün, muharebe ortamında gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında kullanılabilecek şekilde geliştirildi. 

Ağırlığı 3 bin-3 bin 300 gram olan tüfekle dakikada 850 atım gerçekleştirilebiliyor. Yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere iki atış modu bulunan MPT-55'in etkili menzili 400 metre iken maksimum menzili 3 bin 600 metreye ulaşıyor.

\n

Tüfek, 30 fişek kapasiteli plastik kompozit şarjöre ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahip.

Gelişen teknoloji hayatımızın her alanına nüfus etmek ile birlikte silah endüstrisini de baştan başa yeniliyor.

\n

İşte Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından kullanılan yerli teknoloji ürünü olan silahlar...

Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen airshow’da Türkiye’nin ilk milli muharip uçağı da sergilendi.

\n

PARİS'TE YERLİ SAVAŞ UÇAĞI TANITIMI-İZLE

Milli muharebe uçağının bire bir ölçülerdeki modeli sergide yer alırken, uçağın motor yerleşimi, dahili silah yuvalarının yerleri, kokpit konseptleri de ana hatlarıyla görülebiliyor.

Savaş uçağı projesi ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki F-16'ların yerini alacak modern savaş uçakları üretilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında ilk etapta 6 geliştirme prototipi üretilecek. Jet motorlarının da Türkiye'de üretilmesi planlanıyor. Projeyle 400 adetlik uçak siparişine ulaşılması öngörülüyor.

\n

Milli muharebe uçağının yanı sıra Türk Savunma Sanayisi’nin yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği, TÜBİTAK Savunma Sanayi Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü, Roketsan ve Aselsan gibi kuruluşların imzasını taşıyan mühimmat ve sistemler de Paris Airshow'da sergileniyor. \"Bora\" balistik füzeleri operasyon kapsamında ilk kez kullanıldı. İşte yerli yapım Bora'nın öne çıkan özellikleri... Roketsan tarafından geliştirilen Bora füzesi 610 mm çaplı. Sistem, yüksek teknoloji ürünü seyrüsefer ve otomatik tevcih sistemleri sayesinde at ve uzaklaş taktiğini başarıyla uyguluyor. Sistem, farklı marka ve modellerde araç, telsiz, güç sistemi, seyrüsefer sistemi gibi alt sistemlere sahip olacak şekilde kullanıcının lojistik altyapısı ve ihtiyaçlarına göre farklı versiyonlarda tasarlanabiliyor.

Havadan yere atılan mühimmat ile top, havan ve roket tehdidinin bertaraf edilmesinde son dönemde en etkin çözüm olarak lazer sistemler öne çıkıyor. Özellikle son 10 yılda lazer sistemlerinin bazı zafiyetleri (hedef takibi, güç ve odaklama ve benzeri) giderilerek hava tehdidine yönelik bir seçenek oluşturuldu.

\n

Gelişmiş teknoloji ve savunma sanayisine sahip ülkeler lazer sistemleri çalışmalarına ağırlık veriyor.

Türkiye'nin roket ve füze alanındaki lider şirketi ROKETSAN, Alka Yönlendirilmiş Enerji Silah Sistemi'ni (YESS) ilk kez 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) tanıttı.

Alka, ilk kez paylaşılan test görüntülerinde el yapımı patlayıcı, güvenlik ihlali yapan drone, mühimmat taşıyan drone, casus drone, sürü drone saldırısı gibi tehditleri başarıyla bertaraf etti.

ROKETSAN İleri Güdüm ve Kontrol Teknolojileri Müdürü Dr. Uğur Kayasal, AA muhabirine, Alka'yı öz kaynaklarıyla geliştirdiklerini söyledi.

Vuran, yüksek balistik, mayın ve el yapımı patlayıcı korumasına sahip bulunuyor. Araçlar, güçlü motor ve aktarma organlarıyla muharebe yüklü ağırlıkta yüksek hareket kabiliyetiyle görev yapabiliyor.

\n

Araçlara çeşitli görevleri icra edebilmek amacıyla farklı ekipmanların entegrasyonu sağlanabiliyor.

\n

9 personel taşıyabilen Vuran, saatte 110 kilometre hıza ulaşabiliyor.

Vuran, yüzde 60 dik eğim tırmanma, yüzde 30 yan eğim ve 80 santimetre sudan geçebilme özelliklerine sahip bulunuyor.

\n

Araçlarda, uzaktan komutalı silah sistemi, merkezi lastik şişirme sistemi, patlak gider, yangın söndürme sistemi, iklimlendirme donanımı yer alıyor.

\n

Araçlara entegre edilen ASELSAN'ın Sarp Silah Sistemi'ne 7,62 milimetre makineli tüfek, 12,7 milimetre uçaksavar veya 40 milimetre bomba atar takılabiliyor.

TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) mühendisleri Star Warsfilmlerinde kullanılan ışın silahlarına benzer lazer silahları geliştirdi. 50 kişilik Ar-Ge ekibi tarafından ordunun talebi üzerine 3 ay içinde prototip olarak üretilen Tüfeğe Monte Lazer Silahı, Milli Piyade Tüfeği (MPT) 76'ya monte edilerek kullanılabiliyor.

Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF) tanıtılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın incelediği Tüfeğe Monte Lazer Silahı'nın Proje Yöneticisi Doç.Dr. Aydın Yeniay, lazer silahı hakkında bilgi verdi.

\n

Bir süredir lazer silahı teknolojileriyle ilgili araştırma ve geliştirme çalışması yürüttüklerini anlatan Yeniay, Geliştirdikleri Tüfeğe Monte Lazer Sistemi ile Milli Piyade Tüfeği - MPT76'ya lazer silahı işlevini de kazandırdıklarını söyleyen Yeniay, şu bilgileri verdi:

\"Tüfeğe Monte Lazer Sistemi'ni bir çanta içerisinde taşınabilen ve 30 dakika içinde şarj olabilen yapıda geliştirdik. Lazer silahımız 180 atımlık. Lazeri, odaklayıcısı, optiği ve bütün kontrollerini milli olarak geliştirdiğimiz lazerimizi yine milli silahımız olan MPT 76'ya entegre ettik. Lazer silahımız 100-150 metre mesafeden 1 milimetre çelikleri delebiliyor. Yalnızca lazer gücüyle çalışıyor ve silahın diğer özelliklerini hiçbir şekilde etkilemiyor. Diğer silahın üzerine standart arayüzlerle ekleyebiliyoruz. Lazer sistemi de sırt çantasına sığabiliyor. taşınabilmesi çok önemli. Hem taşınabiliyor hem şarj edilebiliyor.\"

Yeniay, silahın Türk mühendisliğinin başarısı olduğuna dikkati çekerek, \"Dünyada bu güçte taşınabilir ilk lazer silahını geliştirdik. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri'nde kullanımda yok. Yakında olacak.\" dedi.

Türk savunma sanayi firması FNSS Savunma Sistemleri'nin Zırhlı Amfibi Hücum Aracının (ZAHA) ön prototipinin tanıtımı yapıldı. 

\n

FNSS üst yöneticisi Nail Kurt, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF 2019) bulunan FNSS standında gerçekleştirilen lansmanda ZAHA gibi araçları az sayıda ülkenin üretebildiğini söyledi.

Kurt, Türk Deniz Kuvvetleri'nin 20. yüzyıl muharebe alanı gereksinimleri uyarınca ortaya çıkmış bir ihtiyaç olan ZAHA'nın, havuzlu çıkarma gemilerinde konuşlandırılacağını belirtti.

\n

Nail Kurt, \"Belirlenen ihtiyaçlar çerçevesinde Savunma Sanayii Başkanlığı ve FNSS arasında imzalanan ZAHA projesi kapsamında tasarım ve üretim yapılacak. Bu sözleşme kapsamında 27 adet araç teslim edilecek, bu araçlardan 23'ü personel taşıyıcı, 2 âdeti adet komuta kontrol, 2 adeti de kurtarma aracı. Sözleşme şartları gereği teslimatlar 2021'de başlayacak 2022'de tamamlanacak.\" dedi.

\n

Aracın testlerinin gelecek sene tamamlanacağının altını çizen Kurt, istekler gereği 15 deniz miline kadar denizde hareket kabiliyeti olduğunu dile getirdi.

Kurt, içlerinde 21 personelle, yine tanımlanan hızlarda personel koruma altında sahile çıkacağına işaret ederek, sahilde ve karada bir zırhlı personel taşıyıcıyla kara harekatına devam edeceğini anlattı.

\n

Bu aracın NATO'da sadece bir ülkede olduğunun altını çizen Kurt, \"Başka bir projeden uyarlanmış bir araç değil. Mayın ve balistik koruması, personel taşıma kapasitesi, kara ve deniz harekatında diğer rakiplerinden daha üstün bir araç.\" diye konuştu.

\n

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Mustafa Şeker de, ZAHA gibi büyük projeleri program olarak gördüğünü ve bu tür projelerde birçok KOBİ'nin de katkısının olduğunu söyledi.

Türkiye'nin roket ve füze alanındaki lider şirketi ROKETSAN ise, tank mühimmatı Tanok'u ilk kez 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) sergiliyor.

\n

120 milimetre Lazer Güdümlü Füze Tanok, tanklar ve diğer yüksek kalibre namlulu silahlarda kullanılan geleneksel topçu mühimmatlarına alternatif olacak, yenilikçi bir seçenek olarak geliştirildi.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) lazer güdümlü tanksavar topçu mühimmatı ihtiyacının karşılanması amacıyla tasarlanan Tanok, düşük ağırlığı ve kullanıcıya zarar vermeyen fırlatma motoru sayesinde portatif olarak kullanılabilme veya kara araçlarından atılabilme kabiliyetine sahip bulunuyor.

\n

Modern muharebe sahasının ihtiyaçlarına; yüksek etkinlik, hassasiyet ve maliyet etkin bir çözüm sunmak üzere geliştirilen Tanok, mevcut tanklar tarafından kullanılmaya uygun bir mühimmat seçeneği sunuyor.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ), Atak-2 adlı ağır sınıf taarruz helikopterinin tam boy bir modelini Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) ilk kez gün yüzüne çıkaracak.

\n

22 Şubat tarihinde TUSAŞ ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) arasında imzalanan anlaşma ile çalışmalarına başlanan helikopter böylece ilk kez tam olarak görülmüş olacak.

Türk savunma sanayisi bünyesinde \"drone\"lar kullanılarak geliştirilen güvenlik çözümlerine bir yenisi eklendi.

\n

Ar-Ge kaynaklı yazılım ve donanım ürünleri geliştiren Asis Elektronik ve Bilişim Sistemleri, bu yıl itibarıyla savunma sanayisindeki faaliyetleri için ASİSGUARD markasını oluşturma kararı aldı.

ASİSGUARD, hali hazırda askeri araç elektroniği, otonom mikro, mini ve orta sınıf rotorlu insansız hava araçları, C4ISR (komuta, kontrol, iletişim, bilgisayar, istihbarat, gözetleme ve keşif), elektro-optik, sınır güvenliği, yapay zeka, siber güvenlik ve büyük veri alanlarında özelleşmiş sistem, alt sistem donanım ve yazılım geliştirme çalışmaları yürütüyor.

Şirketin askeri ve güvenlik amaçlı her türlü operasyonda hem gündüz hem gece etkin olarak kullanılmak üzere geliştirdiği Songar, otomatik atış stabilizasyonuna sahip ilk milli silahlı drone sistemi olma özelliği taşıyor.

Dünyada sadece ABD'de olduğu belirtilen insansız kara aracının benzeri yerli ve milli imkanlarla Ankara'da Türk firması tarafından üretildi. 'BOĞAÇ' adı verilen 6x6 insansız kara aracı, en zorlu arazi koşullarında zorlanmadan ilerliyor, üzerindeki 'Atış Tespit Sistemi' ile düşman ateşini tespit edip, yine üzerindeki 'Uzaktan Komutalı Silah Kulesi' ile hedefi ateş altına alabiliyor. Firma sahibi Ferhat Uğur, ilk defa Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nda (IDEF) sergilenen BOĞAÇ'ın sınır ötesinde ve sınırda, hatta talep edilen tüm özel alanlarda görev yapabileceğini söyledi. Ferhat Uğur, daha önce de Türk güvenlik güçlerinin ihtiyaçları doğrultusunda insansız bomba imha, mayın tarama ve silahlı operasyon robotları ürettiklerini belirterek, dünyada otonom sistemlere geçişin şart olduğunu ifade etti. ABD'nin Meksika sınırında artık otonom araçlar kullandığına dikkat çeken Uğur, şöyle devam etti:

\"Türkiye'de emniyet güçlerimiz bu tarz otonom araçlar kullanmak yerine bu görevi kendileri yapıyorlar. Bu bize bir yük getiriyor. Her türlü hava şartlarında silah taşıyoruz, mühimmat taşıyoruz, dolayısı ile biz onların yükünü hafifletmek istedik. Bu yüzden bir otonom araç yaptık. Üzerinde yük taşıyabiliyorsunuz. Biz bunu '6x6 teknolojik bir katır'a benzetiyoruz. İçinde gömülü bir silah sistemi var. Dünyadaki rakiplerinde silahlar hep gövdeye monte edilmiş ve bu sebeple düşman tarafından ele geçirildiği durumlar olabiliyor. Biz, silahı içine gömelim gerektiği zaman eğer üzerine gelen bir mermi veya saldırı varsa silahlar anında dışarı çıksın ve gerekli işlemi yapsın istedik.\"

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, daha önce parça üreten Türk savunma sanayisi şirketlerinin bunun yanında artık kendi ürünleri için çalıştıklarını söyledi.

\n

Airbus, Boeing, Lockheed Martin gibi havacılık devlerine parça ürettiklerini ve yılda yarım milyar dolar ihracat yaptıklarını belirten Kotil, bu yıl 2,6 milyar dolar ciro hedeflediklerini ve bunun büyük kısmını kendi ürünleriyle yapacaklarını bildirdi.

14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) ilk kez sergiledikleri İHA Aksungur'un ismini saatte 180 kilometre hızla uçan \"doğan\"dan aldığını vurgulayan Kotil, \"Bir de bunun Göksungur'u var, o da 380 kilometre hızla uçuyor. Daha sonra o da gelecek inşallah. Bu 2 motorlu İHA'yı 18 ayda bitirdik. Bu da şunu gösteriyor, geçmiş yıllarda bunun katları süren zamanlardan daha kısa bir sürede yapabiliyoruz, çok daha az bütçeler gerekiyor, demek ki ustalaşmaya başladık. Bu fuar da ustalık fuarı.\" dedi.

Aksungur'un 1 numaralı uçağının uçtuğunu, sergilenen 2 numaralı uçağın fuardan sonra uçmaya başlayacağını dile getiren Kotil, \"İlk 2 uçağı test uçuşlarında kullanıyoruz, 3'üncüyü de inşallah sene bitmeden kuvvetlerimize teslim etmiş olacağız. Bu 750 kilogram yük taşıyor. Görevdeki Anka İHA'larımız 200 kilogram taşıyordu, arada büyük fark var. Tabii bomba, dedektör, kamera olsun ne kadar çok askeri malzeme havaya kaldırırsanız, o kadar etkin oluyor.\" diye konuştu.

Türkiye'nin global kara sistemleri üreticisi Otokar'ın, savunma sanayisindeki iddiasını farklı bir boyuta taşıyan Akrep II ürün ailesine yönelik çalışmaları sürüyor. Ailenin ilk üyesi, aynı zamanda Türkiye'nin ilk elektrikli zırhlı aracı \"Akrep IIe\" araziye çıkmaya başladı.

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, 1995'te geliştirdiği, yurt içinde ve ihracat pazarlarında kendini kanıtlayan Akrep zırhlı araç ailesini baz alarak tasarladığı yeni nesil Akrep II zırhlı araç ürün ailesini ilk kez bu yılki 14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) tanıttı.

NATO ve Birleşmiş Milletlerin tedarikçisi olan Otokar’ın, savunma sanayisinde güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı bilgi birikimi ve yüksek teknolojiyi kullanarak geliştirdiği yeni nesil Akrep II, gelişmiş özellikleriyle modern orduların tüm beklentilerini karşılayacak.

\n

Otokar'ın zırhlı keşif ve silah platformu olarak tasarladığı Akrep II 4x4 yeni nesil zırhlı araç ailesi, düşük silueti ile orduların güncel ve gelecek ihtiyaçlarına cevap verebilmek için tasarlandı.

Her arazi koşulundaki hareket performansının yanı sıra eşsiz manevra kabiliyetine sahip araç, elektrik, dizel ve hibrit gibi alternatif güç gruplarının kullanılmasına imkan verebilecek bir altyapı üzerine inşa edildi.

\n

Güç üretim ve aktarma sistemleri, sensörler, bilgisayarlar, haberleşme ve hedefleme sistemlerinin tek bir sistemde entegre edildiği Akrep II, otonom araçlara doğru geçişi hızlandıracak bir altyapı sunuyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edilen Bayraktar TB2 Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA), donanma adına ilk test uçuşunu Akdeniz semalarında gerçekleştirdi. 

\nDonanma adına yapılan ilk test uçuşunu Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar Twitter hesabından paylaştı. Bayraktar paylaştığı videoya \"Deniz Kuvvetlerimizin Bayraktar SİHA'sı Akdeniz semalarında ilk test uçuşunu yaptı. 'Bismillah Vira' dedi\" açıklamasını da ekledi. 

ROKETSAN, füze ürün ailesinin en yeni üyelerinden olan Yatağan Füze Sistemi’ni,14'üncü Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) tanıttı.

Tek piyade tarafından mevcut bombaatar silahlarıyla kullanılabilecek şekilde tasarlanan Yatağan, meskun mahal muharebelerine; hassasiyet, menzil ve hedefe yönelmiş tahrip gücü getiriyor.

\n

Yatağan, hafifliği ve hassasiyeti ile insansız kara, deniz ve mini insansız hava araçlarının da silahı olabilecek.

Türkiye'nin zırhlı kara aracı üreticilerinden BMC, 14. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF'19) Çok Amaçlı Zırhlı Araç Amazon'un yeni teknolojilerle otonom sürüş yeteneği kazandırılan prototipini ilk kez sergiledi.

\n

BMC'nin Sakarya Karasu Fabrikası'nın temel atma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a tanıtılan Amazon, monokok gövdesi ve özel V tabanıyla mayın, balistik ve el yapımı patlayıcılara karşı uluslararası standartlara koruma seviyesine sahip bulunuyor. Amazon, üstün koruma özellikleri ve geniş kullanım alanlarının yanı sıra kullanıcılarına yüksek manevra kabiliyeti sunuyor.

Günümüz meskun mahal ve asimetrik savaş ortamları için özel olarak geliştirilen araç, BMC’nin yenilikçi teknolojilerini hayata geçirdiği özel proje olarak dikkati çekiyor. Amazon 4x4 Çok Amaçlı Zırhlı Araç, insansız ve uzaktan kumandalı olarak da görev yapabiliyor.

Son olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları dikkate alınarak, Askeri Sürücüsüz Araç Prototipi Projesi başlatıldı. Proje kapsamında sahada kendini kanıtlayan uzun menzile sahip Amazon'un tam otonom versiyonu sunuluyor.

\n

Elektronik Kontrollü Sürüş Sistemi'ne ve başta gerçek zamanlı haritalama ve yapay zeka ile çevre farkındalığı gibi teknolojilere sahip olan araç, tanımlı koşullar altında herhangi bir müdahale olmaksızın otonom sürüş gerçekleştirebilecek.

Askeri Sürücüsüz Araç Prototipi, opsiyonel olarak uzaktan bir operatör müdahalesi ile de görev yapabilecek.

\n

Araç, girilmesi zor ve tehlikeli yerlerde, silahlı kuvvetler için veya yardım amaçlı askeri ve sivil görevlerde risk olmaksızın kullanılabilecek.

TUSAŞ tarafından üretilen ve Pakistan ile imzalanan ihracat sözleşmesinin ardından Latin Amerika ülkelerinin de dikkatini çeken yerli Ağır Sınıf Taarruz Helikopteri ATAK'ın burun kısmında yer alan 20 mm'lik toplar, artık Türkiye'de üretilecek. Savunma Sanayi Başkanlığı, 'Cumhurbaşkanlığı İkinci 100 Günlük İcraat Programı'nda yer alan '20 MM Top Geliştirilmesi Projesi için TR Mekatronik Sistemler AŞ ile sözleşme imzalandı. Projeye göre, 20 mm burun topunun tüm kritik alt sistemleri ve bileşenleri yurtiçinde tasarlanacak ve 30 ay içerisinde prototipler üretilecek. Seri üretime geçilmesinin ardından sistem farklı kara, hava ve deniz platformlarından da kullanılacak.

Kendi sınıfının en etkili taarruz helikopteri olan AtakBrezilya'da yaptığı uçuşlarla beğeni topladı.

\n

Alınan bilgiye göre, Brezilya Kara Havacılık Komutanlığının Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ) tesislerinde gerçekleştirdiği Atak test ve değerlendirme faaliyeti sonrası, helikopterin Brezilya’da performans sergilemesi kararlaştırıldı.

Brezilya Kara Havacılık Komutanlığı ile yapılan koordinasyon sonucunda, 25-28 Mart arasında Rio de Janeiro'daki 12. LAAD Savunma ve Güvenlik Fuarı öncesi, T129 Atak Brazil Roadshow için gerekli planlama yapıldı.

\n

Böylece, Sao Paulo'daki Forte Ricardo Kirk Kara Havacılık Komutanlığında 26 Mart ve Başkent'teki Brasilia Askeri İtfaiye Merkezi Operasyonel Havacılık Bölümünde 28 Mart'ta iki ayrı uçuş performansı sergilendi. Atak, aynı günün akşamı Türkiye'nin Brasilia Büyükelçiliği bahçesine indirildi. 

Roadshow kapanış resepsiyonu kapsamında Büyükelçiliğin bahçesinde Atak helikopterinin statik gösterimi yapıldı. Etkinliğe, üst düzey Brezilyalı askeri ve sivil yetkililer ile yabancı misyon temsilcileri katıldı. Ayrıca davetli büyükelçiler ve tüm askeri ataşelere hem TUSAŞ hem de Atak helikopteri tanıtıldı.

Taubate'de 25 Mart'ta başlayan roadshow çerçevesinde, Atak helikopteri 11 pilot tarafından, 22 sorti ile yaklaşık 18 saat uçuş yaparak, bin 360 mil katetti.

\n

Rio de Janeiro kentinin simgelerinden olan Kurtarıcı İsa heykeli etrafından da uçan Atak, performansıyla pilotların ve izleyicileri beğenisini kazandı.

Aksaray atış alanında Savunma Sanayii Başkanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri, ASELSAN ve ROKETSAN temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen atışlarda yeni bir aşama daha başarıyla gerçekleştirildi. Gelişmeyi Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sosyal medya hesabı Twitter üzerinden duyurdu.

\n

Hisar-A'nın (alçak irtifa) 2021'de, Hisar-O'nun (orta irtifa) 2022'de silahlı kuvvetlere teslim edilmesi planlanıyor.

Milli Savunma Bakanlığı Halkla İlişkiler Daire Başkanlığınca 2018 içinde ve yıl sonundan itibaren bugüne kadar geçen sürede meydana gelen olaylarla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenlendi.

\n

Milli Savunma Bakanlığı'nca hazırlanan metni okuyan Tanıtım Subayı Deniz Binbaşı Nadide Şebnem Aktop, yerli ve milli uzun menzilli hava ve füze savunma sistemi Siper için ilk adımın atıldığını söyledi

Deniz Binbaşı Nadide Şebnem Aktop, Hava savunma sistemleriyle ilgili şunları kaydetti:

\n

\"Önemli hava ve füze tehdidine maruz kalan ülkemiz için hava savunma sistemi, bir tercih değil, zorunluluktur. Rusya Federasyonu'ndan S-400 sistemleri tedariki ile ülkemiz, önemli bir hava savunma yeteneği kazanmış olacaktır. Teknoloji transferi ve ortak üretim yoluyla, kendi milli sistemlerimizi geliştirmek üzere başlattığımız çalışmalar da müttefiklerimiz İtalya ve Fransa ortaklığı olan EUROSAM ile yürütülmektedir. Patriot'larla ilgili ise ABD tarafından verilen teklif kapsamında temaslar halen Savunma Sanayi Başkanlığı tarafından devam etmektedir.\"

Türk savunma sanayisinin insansız hava aracı/silahlı insansız hava aracı (İHA/SİHA) üreticisi Baykar, araçların ve üzerlerindeki faydalı yüklerin komuta edildiği yer kontrol istasyonu için mobil çözüm geliştirdi.

\n

Baykar, son dönemde ülke içinde ve sınır ötesinde etkin olarak kullanılan ve 66 bin saat uçuş süresine ulaşan Bayraktar TB2 ile sahada edindiği deneyimleri sistemin geliştirilmesine yönelik kullanıyor. Baykar mühendislerinin bilfiil sahada yer alıp ortaya çıkan ihtiyaçlara anında müdahale etmesi aynı zamanda yeni çözümlere de kapı aralıyor.

Milli muharip uçağının rüzgar tünelinde olduğu ve konfigürasyonlarına son rötuşların yapıldığı belirtildi.

\n

Savunma sanayiinde Türkiye'nin yanı sıra 30'dan fazla ülkenin silahlı kuvvetleri ile güvenlik güçlerine hizmet veren Otokar, Türkiye'nin ilk elektrikli zırhlı aracı 'Akrep II'yi tanıttı. Sakarya'nın Arifiye ilçesindeki fabrikada basın toplantısı düzenleyen Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, son 20 yılda dünyada değişen tehditler nedeniyle silahlı devriye, keşif ve gerektiğinde meskun mahal çatışmalarında kullanılabilecek araçlara olan ihtiyacın arttığını ve yeni nesil zırhlı araç 'Akrep II'nin buradan yola çıkarak, geliştirildiğini belirtti.

Serdar Görgüç, birikim ve ileri teknoloji kullanarak, 'Akrep II'yi geliştirdiklerini belirtip, \"Kullanıcılarımızda her türlü keşif ve gözetleme görevleri başta olmak üzere birçok silah sistemi entegrasyonuna imkan veren düşük siluetli, yüksek balistik korumalı bir zırhlı araç ihtiyacının geliştiğini gözlemledik. 1995'te ürün ailemize eklediğimiz, yurt içinde ve dışında başarılar gösteren 'Akrep' aracımız, silueti küçük, 3 kişilik bir platformdu. Güncel beklenti ve gelecekteki tehditlere karşı sahip olduğumuz bilgi birikimimizi ve yüksek teknolojiyi kullanarak yeni nesil 'Akrep II'yi geliştirip, ürün ailemize ekledik. 'Akrep II'nin yüksek atış gücü, üstün koruma ve beka kabiliyeti, yüksek hareket kabiliyeti, düşük silueti, çevikliği ile özellikle ihracat pazarlarında başarı göstermesini bekliyoruz\" dedi.

Bu yıl 14'üncü kez düzenlenecek IDEF'19 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı'nda 'Akrep II'nin ilk kez sergileneceğini, aracı özel konfigürasyonla sunmak için çalışmaların aylardır sürdürüldüğünü kaydeden Görgüç, şöyle konuştu:

\"Teknolojik gelişmelerden bahsederken elbette alternatif yakıtlar da gündemimizdeydi. 'Akrep II'yi alternatif güç gruplarına da uygun olarak tasarladık. Elektrik motoru ve gelişmiş pillerle donatılan 'Akrep II', Türkiye’nin ilk elektrikli zırhlı aracı olarak IDEF 2019'da sergilenecek. Geleneksel zırhlı araçlara kıyasla çeviklik, düşük termal iz, yüksek hız ve sessizlik avantajlarını bir arada sunan 'Akrep II', tüm dünyada orduların zorlu isteklerini karşılayabilecek yeterlilikte bir elektrik motora sahip. Taktik performans beklentilerine de en iyi şekilde cevap veren 'Akrep II', özellikle yakıt verimliliği, hareket, beka kabiliyeti ve entegre lojistik destek anlamında da avantajlar sunuyor. Otokar, 'Akrep II' ile elektrikli araç teknolojisinin zırhlı araçlara uygulanması yönünde eşsiz bir bilgi birikimi kazanmıştır. Bu gelişme, geleceğin hibrit ve otonom zırhlıları için ilk adım niteliği taşımaktadır. Hedefimiz, 'Akrep II'nin Türkiye'nin teknoloji ihracatında öncü ürünlerden biri olmasıdır.\"

Yüzde 100 yerli üretim olan OZAN, 1.5 kilodan hafif ve Mehmetçik'in ihtiyaçları dikkate alınarak tasarlandı 'OZAN'ı inceleyen Demir, Twitter hesabından, \"TÜBİTAK BİLGEM tarafından tamamen yerli tasarımla geliştirilen dünyanın en hafif mayın dedektörü 'OZAN’ın denemesini yaptık. Güvenlik birimlerimizin uzun intikallerinde taşıma kolaylığı sağlayan sistemle yanlış alarm oranı en aza indirgeniyor\" açıklamasında bulundu. Savunma Sanayii Başkanlığı, Silah Taşıyıcı Araçlar (STA) projesi kapsamında FNSS'in geliştirdiği 'Kaplan' aracından 4 kilometre menzile sahip Orta Menzilli Tanksavar Silah Sistemi (OMTAS) füzesiyle yapılan ilk atışta hedefin başarıyla vurulduğunu duyurdu.

Savunma Sanayii Başkanlığı'nın Twitter hesabından yapılan açıklamada, \"STA projesi kapsamında FNSS’in geliştirdiği 'Kaplan' aracından 4 kilometre menzile sahip OMTAS füzesiyle yapılan ilk atışta hedef başarıyla vuruldu. Yıl içinde projenin kalifikasyon testleri tamamlanarak Kaplan ve Pars'ın teslimatlarına başlanacak. Toplamda 260 araç teslim edilecek\" denildi.

\n

ROKETSAN tarafından geliştirilen OMTAS, kızılötesi arayıcı başlık ile karadan karaya zırhlı hedeflere karşı 4 kilometre menzile kadar kullanılabiliyor. OMTAS, atış öncesi/atış sonrası kilitlenme ile at-unut/at-güncelle özellikleriyle muharebe sahasında görev yapabiliyor.

Yeni teknolojilerle birlikte güvenlik güçlerinin ihtiyaçlarına yönelik sunulan ürünler de çeşitleniyor.

\n

Hafif Sınıf İnsansız Kara Aracı kategorisinde yer alan, küçük boyut ve yarım kilogramın altında ağırlığa sahip TRobot, keşif-gözetleme kabiliyetleriyle dikkati çekiyor.

Yapılan açıklamaya göre, TRobot adındaki bu araç, operasyon kamerası olarak kullanılacak.

\n

HayZek Savunma Müdürü Nazmi Türkeş, aracın mağara ya da kapalı alanlarda bomba, silah, tuzaklama olup olmadığının tespitinde kullanılabildiğini belirtti. Bu sayede güvenlik güçleri tehlike arz eden bölgelere girmeden durumu kontrol edebilecek.

Savunma Sanayii Başkanlığı yönetiminde Kılıç Küp Uydusu (KILIÇSAT) ismiyle yeni bir Ar-Ge projesi başlatıldı.

\n

Projeyle, yerli ve milli olarak geliştirilen X-Bant LNA (Low Noise Amplifier-Düşük Gürültülü Yükselteç) modülüne uzayda tarihçe kazandırılacak, seyir halindeki gemiler ile diğer kaynaklardan yayınlanan AIS (Automatic Identification System-Otomatik Tanımlama Sistemi) verileri toplanarak yer istasyonuna indirilecek. Bu amaçla Alçak Dünya Yörüngesi'nde görev yapacak bir küp uydu geliştirilecek.

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) mühendislerince tasarlanan, 2017 yılında da seri üretimine başlanan MPT-55, yüksek atış kabiliyeti, benzerlerine göre hafif ve etkili bir silah olma özelliğiyle ön plana çıkıyor.

\n

MPT-55, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) ihtiyacına binaen özgün, muharebe ortamında, gece ve gündüz, her türlü arazi ve hava şartlarında kullanılan, \"gaz piston hareketli, döner başlı kilitlemeli sistem\" ile çalışan bir tüfek olarak geliştirildi.

Dakikada 850 atım yapma kapasitesine sahip MPT-55'ten 2018 yılı içerisinde Cumhurbaşkanlığı koruma ekibine, TSK'ya, Emniyet Genel Müdürlüğüne, MİT personeli ile diğer güvenlik birimlerinin envanterine 23 bin adet gönderildi.

\n

Özellikle meskun mahal çatışmalarında, komando birliklerinde kullanılabilecek etkili bir yeni nesil piyade tüfeği olarak şekillendirilen MPT-55, uzun (MPT-55) ve kısa namlulu (MPT-55K) olmak üzere iki tip tasarlandı.

30 fişek kapasiteli plastik kompozit şarjörlü ve üzerine her türlü optik sistemin takılabileceği üniversal pikatini ray sistemine sahip tüfek, 5,56x45 milimetre kalibreye sahip ve toplam ağırlığı 3 bin/3 bin 100 gram.

Yarı otomatik ve tam otomatik olmak üzere iki atış moduyla çalışabilen MPT-55'in etkili menzili 400, maksimum menzili ise 3 bin 600 metre.

MK-84 ve NEB genel maksat bombalarında belirli modifikasyonlar yaparak bombaları akıllı bombalara dönüştüren Hassas Güdüm Kiti (HGK), bir süredir test aşamasındaydı. 

Üretim sürecini ASELSAN’ın üstlendiği HGK, test ve üretim sürecinin tamamlanması sonucunda envantere giriş yaptı. TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, Milli Muharip Uçak Endüstriyel İşbirliği Günleri kapsamında açıklamalarda bulundu.

Kotil konu ile ilgili şu ifadeleri kullandı:

\n

\"Uçağımız şu anda rüzgar tünelinde, konfigürasyonun son şeklini vermeye çalışıyoruz. Çok hızlı şekilde uçağı tamamlamak istiyoruz. BAE Systems ile teknik iş birliğimiz var. Şirketin yaklaşık 70 personeli burada çalışıyor. Bu iş birliği basit bir mühendislik hizmeti satın alımı değil. Teknolojik olarak da bir araya gelmiş durumdayız.\"

4 saatin üzerinde gerçekleşen ilk uçuşta otopilot ve otomatik iniş sistemine yönelik ayarlamalar yapıldı.İlk iniş otomatik olarak gerçekleştirildi. 

\n

ANKA ile ortak Aviyonik Mimarı ve Yer Sistemlerini kullanan ANKA-AKSUNGUR’un üretimi 18 Ocak 2019’da tamamlanarak hangardan çıkışı gerçekleştirilmişti. 750 kilogram faydalı yük taşıma kapasitesine sahip ANKA-AKSUNGUR’un, 40 bin feet irtifada 24 saat görev yapması hedeflendi.AKSUNGUR, çok çeşitli yükleri aynı anda taşıyabilme kapasitesine sahip platform ile Türksat uydusu üzerinden haberleşme ile menzil sınırı olmadan harekat icra edilebilecek.

Saatte 120 kilometre hıza ulaşabilecek Ateş, yüzde 30 yan eğim, yüzde 60 tırmanabilirlik yeteneklerine sahip bulunuyor.

\n

Araç, 100 santimetrelik sudan geçebiliyor, 45 santimetrelik dik engelleri aşabiliyor, 100 santimetrelik hendeklerden geçebiliyor.

Ateş, KBRN hava filtre sistemi, hidrolik kurtarma vinci, otomatik yangın söndürme ve infilak bastırma sistemi, bağımsız süspansiyon, diferansiyel kilitleri gibi donanımlar barındırıyor. Motor gücü 400 beygir olan araç, azami 700 kilometre menzile sahip bulunuyor.

\n

Araç, ASELSAN'ın Acar Kara Gözetleme Radarı, Şahingözü-OD Elektro-Optik Sensör Sistemi ve Seda (Yankı) Atış Yeri Tespit Sistemi ile etkin bir sınır güvenliği sağlayacak.

Yerli tank Altay'ın seri üretim sözleşmesi, Savunma Sanayii Başkanlığı ile BMC arasında imzalandı.

\n

Altay tankı seri üretim projesinde ilk etapta 40, bunun ardından 210 adet tankın üretimi planlanıyor. Proje kapsamında insansız altay tankı da geliştirilecek

İşte Altay tankının özellikleri...

\n

Türkiye'nin ilk Milli Ana Muharebe Tankı Altay’ın tasarımında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirebileceği her türlü harekat şartları ve katılım sağlayacağı BM/NATO harekatlarının ihtiyaçları göz önünde bulunduruldu.

\n

Altay, Türkiye'nin geliştirdiği 3+ nesil ana muharebe tankıdır. 

Bu amaçla Altay, modern tanklarda kullanılan en yeni teknolojilerle donatıldı. Altay, sahip olacağı üstün ateş gücü ve isabet oranı, yüksek hareket kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en temel ve caydırıcı güçlerinden biri olacak. Altay tankında tank komutanı, nişancı, sürücü ve doldurucu, yani 4 mürettebat çalışıyor. Altay’ın üzerinde ana silah olarak, pek çok değişik mühimmatı atabilen 120 mm’lik 55 kalibre top mevcut.

Ana silah ve yardımcı silahların kontrol edilebilmesi adına Altay’a yeni nesil atış kontrol sistemi entegre etme çalışmaları ise devam ediyor.

\n

Bu sistem sayesinde Altay, hareket halindeki hedefleri dahi son derece yüksek isabet oranıyla vurabillecek.

Yerlilik oranı yüzde 93 olan Bayraktar TB2 için geliştirilen mobil yer kontrol istasyonunda lastikten motora, kaldırma mekanizmasından elektronik donanım ve yazılıma kadar milli ürünler tercih edildi.

\n

Baykar, mobil yer kontrol istasyonu için Türkiye'de sıfırdan geliştirilip üretilen ilk kamyon motoru olan ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge desteği de alan Yeni Nesil Ecotorq'un (Ecotorq Euro 6 motor, 330 beygir) kullanıldığı Ford Otosan'a ait bir kamyon seçti.

\n

Mobil yer istasyonuyla birlikte bu motor da ilk kez Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine girdi.

\n

Mobil yer istasyonu, Türkiye’nin ardından Bayraktar TB2'nin ilk kez ihraç edildiği Katar'da da kullanılacak.

Şirket bu kapsamda \"insansız hava uçakları sistemleri üslerinde\" yer alan ve İHA/SİHA'ların komuta edildiği yer kontrol istasyonunu bir kamyon üzerine konumlandırarak mobil hale getirdi.

\n

Yer kontrol istasyonunun mobil hale getirilmesiyle İHA/SİHA sistemleri hareket kabiliyeti kazandı. Böylece istasyonlar, üslerdeki sabit pozisyonlarından farklı olarak ihtiyaç duyulan bölgelere hızla gönderilip görev icra edebilecek. Olası tehditlere karşı da yer değiştirme imkanına sahip olacak.

\n

Kamyon kasasına entegre edilen şelter içinde yer alan yer kontrol istasyonundan İHA/SİHA ve üzerlerindeki faydalı yükler komuta kontrol edilebilecek, izlenebilecek.

\n

Yer kontrol istasyonunda, İHA/SİHA'nın uçuşu sırasındaki kontrolünü, bilgi teminini ve araçlarla iletişimi sağlayan elektronik yazılım ve donanım bulunuyor.

TUSAŞ ve TUSAŞ Motor Sanayi AŞ (TEI), ANKA platformlarının motor ihtiyacına çözüm sağlamak amacıyla 31 Ekim 2014'te imzaladıkları sözleşmeyle ANKA-S Motor Modifikasyon Projesi'ni başlattı. Projeyle tamamen özgün olarak TEI tarafından tasarlanıp geliştirilmesi hedeflenen PD170 motorunun hizmete girişine kadar, ANKA'nın motor ihtiyaçlarına çözüm hedeflendi. Böylece TEI'nin yurt içindeki insansız hava aracı motorlarına yönelik projelerine bir yenisi eklenmiş oldu.

\n



Proje kapsamında, TUSAŞ tarafından seçilen sivil havacılık motoru, ANKA'nın ihtiyaçları doğrultusunda modifiye edilerek insansız hava aracı motoruna dönüştürüldü.

\n

Çalışmalar 155 beygir gücünde, 165 kilogram ağırlığında, 30 bin feet irtifada görev yapabilen bir motora yönelik olarak yürütüldü.

\n

Yapılan modifikasyonla motorun yüksek irtifada verdiği güç ve elektrik güç üretimi artırılarak insansız hava aracında kullanımı sağlandı.

TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen ve üretimini ROKETSAN'ın yaptığı yerli cruise füzesi Som'un menzili 180 kilometrenin üstünde. 

Cirit Türkiye'nin roket ve füze sistemleri üreticisi ROKETSAN tarafından geliştirildi.

\n

Erdoğan, savunma sanayi ve yerli teknoloji çalışmalarından bir başka özgün ürününün de TÜBİTAK BİLGEM tarafından yürütülen \"Yüksek Güçlü Lazer Sistemi Geliştirilmesi\", kısa adıyla \"Işın Projesi\" olduğunu aktararak, canlı yayında sistemin test edilmesi emrini verdi. 

\n

 20 kilovatlık milli lazer silah ile 1.5 kilometre mesafedeki 3mm kalınlığında çelik hedefi tahrip edildi.

Altay'da, her çeşit tehdide karşı tankı korumak üzere tasarlanan modüler kompozit zırhlar ve mürettebatın kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer tehditlerin olduğu ortamlarda görevlerini gerçekleştirmesine imkan sağlayan yardımcı sistemler de var.

Hafif zırhlı/zırhsız sabit ve hareketli hedeflere karşı yüksek hassasiyete sahip, sınıfının en uzun menzilli füzesi Cirit, ATAK helikopterlerince de kullanılmaya başlandı. 

Türkiye’nin ilk yerli Kaideye Manteli Stinger‘i (KMS) olan Zıpkın, ASELSAN tarafından üretildi. Zıpkın TSK envanterindeki yerini 20 Ekim 2004‘te almıştı. 

Modern elektronik algılayıcı cihazların yer aldığı \"Kayı Sınır Güvenlik Sistemi Hatay sınırında hizmet veriyor.

\n

Türk yapımı cihazların yer aldığı elektronik sistem sayesinde sınıra yaklaşan İHA, araç veya insanlar tespit edilip, komuta merkezi uyarılıyor. Sınırda kaydedilen tüm görüntüler tek merkezde toplanılıyor ve kameralar tehdit oluşturan nesneye otomatik odaklanıyor. Radar karıştırıcı cihazların da bulunduğu sistem, her türlü tehditte komuta merkezindeki güvenlik güçlerine bilgi aktarıyor.

Atış kontrol sisteminde ASELSAN imzalı özel bir yazılımın kullanıldığı Fırtına, 25 kilometre menzilli yaptığı atışlarda, yakın aralıklarla attığı mermilerle hedefi üç farklı noktadan vurabilme özelliğine sahip. 

Lazer güdümlü füze L-UMTAS'ın atış testleri ve milli imkanlarla üretilen Atak helikopterine entegrasyon çalışmaları geçtiğimiz yıl başarıyla sonuçlandırıldı. UMTAS'lar Atak helikopterlerinde kullanılabiliniyor. 

Türk savunma sanayisinin önde gelen zırhlı kara aracı üreticilerinden FNSS ile Endonezyalı PT Pindad firması tarafından Türkiye'de tasarlanan ve geliştirilen orta ağırlık sınıfı tank Kaplan MT, Endonezya'daki kalifikasyon testlerinden başarıyla geçerek seri üretime hazır hale geldi.

KAPLAN MT’nin Teknik Özellikleri şöyle...

\n

Azami Yol Hızı: 70 km/sa

\n

Yol Menzili: 450 km

\n

Azami Meyil Tırmanma: %60

\n

Azami Yan Meyil: %30

\n

Dik Engel Aşma: 0,90 m

\n

Hendek Aşma: 2,00 m

Motor:Dizel

\n

Transmisyon: Tam Otomatik

\n

Mürettebat: 3 (Sürücü, Nişancı ve Komutan)

\n

Ana Silah: 105 mm Top

\n

İkincil Silah: 7,62 mm Eş Eksenli Makinalı Tüfek

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen Hürkuş, Hava Kuvvetleri Komutanlığının eğitim ihtiyacını karşılamanın yanı sıra Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığına operasyon bölgesinde yakın hava desteği sağlaması için geliştiriliyor. Bu kapsamda her iki komutanlıkla çalışmalar devam ediyor.

\n

Silahlandırılan Hürkuş-C uçağı için 3 farklı varyant üzerine geliştirme süreçleri devam ediyor. Buna göre, maliyet etkin ve takvim olarak teslimatı hızlı olabilecek varyantlara da kullanıcılarla çalışılıyor.

İlk atış tecrübesi Konya Karapınar'da ROKETSAN'ın LUMTAS füzesiyle gerçekleştirilen Hürkuş-C'nin yeni özellikler ve farklı mühimmatlarla testleri devam ediyor.

\n

Uçağın Kahramankazan'da yapılan uçuşta kendini koruma özelliği başarıyla test edildi. Hürkuş, eğitim uçağı olma yanında artık silahları ve korunma sistemleriyle yakın hava desteği görevine de hazır hale gelmeye başladı.

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sosyal medya hesabından Hürkuş-C'nin son testine ilişkin, \"Hürkuş eğitim uçağı olma yanında, silahları ve korunma sistemleriyle yakın hava desteği görevlerine de hazır hale geliyor.\" ifadesini paylaştı.

\n

Hürkuş-C serisinin son versiyon uçağı yaklaşık 5 ton ağırlığa sahip olacak ve 1,5 ton faydalı yükü taşıyabilecek.

\n

Lazer işaretleme kabiliyetine sahip mesafe ölçerli kızıl ötesi çok bantlı kamerayla gündüz ve gece gözetleme yapılabilecek Hürkuş-C, gerektiğinde yerli füze ve bombalarla görev icra edebilecek. Hürkuş-C, 35 bin feet irtifa tavanıyla 6 saate kadar havada kalabilecek.

ROKETSAN, TÜBİTAK SAGE ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait roket ve mühimmatlar uçakta kullanılabilecek.

\n

Hürkuş-C, geliştirmeler tamamlandığında kendi sınıfında dünyadaki benzer uçaklarla rekabet edebilecek ve maliyet etkinliğiyle pek çok ülkenin talep edeceği bir platform haline gelecek.

Tamamen yerli üretim olan Wattozz, 4 yıllık çalışmaların ardından sonunda piyasaya çıkıyor.

Albayraklar Savunma A.Ş tarafından geliştirilen, milli enerji silahı Wattozz barındırmış olduğu özelliklerle oldukça dikkat çekiyor. Wattozz‘un uzaktan kontrol edilebilen mermileri 10 metreye kadar kadar etkili olacağı düzenlenen etkinlik sırasında açıklandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri, askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacıyla değişen atış kontrol ve komuta kontrol altyapılarına uyumlu şekilde Hisar Füzelerini tasarladı. 

Hisar Füzeleri; askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacı ile sabit ve döner kanatlı uçaklara, seyir füzelerine, havadan karaya atılan füzelere ve insansız hava araçlarına karşı HİSAR-A 10 +km, HİSAR-O 16 +km menzil aralıklarında kullanılan hava savunma füzeleridir. 

KAPLAN; muharebe ağırlığına bağlı olarak 22-25 Bg/ton güç ağırlık oranında, otomatik şanzımanlı, ana muharebe tankları ile ortak hareket yeteneğine sahip yeni nesil zırhlı muharebe aracı. Araç farklı alt sistemlerin entegre edilmesi suretiyle her türlü görevi yerine getirmeye olanak sağlayan platform tasarımına sahip. 

\n

KAPLAN, balistik malzemelerden, balistik kaynak tekniği ile birleştirilerek imal edilir. Gövde; su sızdırmaz olup, kapaklar ve tapalar su sızdırmaz contalıdır. Güç grubu kabini ile genişletilmiş sürücü bölmesi aracın ön kısmında yer alırken; nişancı ve komutan mahalleri aracın orta kısımda bulunur. 

Geriye kalan arka kısımda ise personel taşıyıcı versiyonunda 8 kişilik, silah kuleli versiyonun da ise 6 kişilik personel (manga) bölümü yer alır.Sürücüye, araç içerisinden dışarıyı izleme ve çepeçevre görüş imkanı sağlayan lazer korumalı cam periskoplar mevcuttur. 

\n

Türk savunma sanayisi yurt dışından temin edilen bir ürünü daha yerlileştirdi.

\n

Denizlerdeki caydırıcılığı artırmak için yerli imkanlarla geliştirilen Atmaca füzesinin seri üretimi \"İkinci 100 Günlük Eylem Planı\" kapsamında başlıyor.

Atmaca Projesi, Deniz Kuvvetleri'nin MİLGEM platformlarında konuşlandırılacak gemiden gemiye seyir füzesi ihtiyacına yönelik başlatıldı.

\n

Atmaca seyir füzeleri ROKETSAN, atış kontrol sistemleri ve diğer ekipmanlar ASELSAN tarafından yerli imkanlarla geliştirildi.

İleri gözetleme, anti- tank ve komuta kontrol gibi özel maksatlı görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış bir araçtır.

\n

Araç tüm operasyonel gereksinimlere cevap verecek şekilde kurgulanmıştır. 

25-30 Bg/ton gücündeki araç 1.9 m’lik düşük bir siluete ve amfibi özelliğe sahiptir. 5 kişilik mürettebatı bulunan araç hiçbir hazırlık gerektirmeden derin ve akıntılı suda operasyon yapabilir. 

Aracın sudaki arttırılmış manevra kabiliyeti ise, arkasında konumlandırılan iki adet su jeti ile sağlanmaktadır. Araç, suda nokta (Pivot) dönüşü yapabilmekte ve aynı zamanda arzu edildiğinde suda geri istikamete doğru hareket edebilme kabiliyetine sahip. 

\n

Pars, mayınlara ve el yapımı patlayıcılara karşı korumalı olan aracın gövdesi, balistik malzemeden üretildi. CH-47 Chinook ağır yük helikopteri dahil her türlü askeri kargo uçağı ile taşınabiliyor. 

Konya'da bir yazılım firması, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü PKK’ya karşı mücadele veren asker ve polisin kullanabilmesi için 'Ankerot' adını verdiği tank görünümlü uzaktan kumandalı mini insansız araç üretti. 

ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen, hedef ülke radarların karıştırılıp aldatılmasını ve iş yapamaz hale getirilmesini sağlayan \"KORAL\" Mobil Elektronik Harp Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi. 

KORAL Mobil Elektronik Harp Sistemi, askeri taktik araçlara entegre edilen ve geniş bir frekans bandında çalışan Elektronik Destek Sistemi (KORAL ED) ile Elektronik Taarruz Sistemi'nden (KORAL ET) oluşuyor. 

\n

Türk ordusunun amfibik zırhlı aracı Kunduz-Azmim, hem karada hem de suda görev yapabiliyor. 

\n

FNSS tarafından üretilen zırhlı istihkam aracı, savaş sırasında en kritik bölgelerde dahi görev alabiliyor. 

\n

Aracın üzerinde; termal kamera, sis havanları, 2 adet su jeti, iklimlendirme ve KBRN Sistemi, Balast boşaltma sistemi, dozer bıçağı yer alıyor. 

\n

 

2 personelin kullandığı araç; karada saatte 45, su da ise 8.6 kilometre hız yapabiliyor. Azami 400 kilometre yol yapabilen zırhlı araç, nokta dönüşü de yapabiliyor. 

\n

Yüksek taktik ve teknik özelliklere sahip yeni nesil çok tekerlekli modüler bir araç olan ARMA; üstün hareket kabiliyeti, yüksek mayın ve balistik koruma ile orta ve yüksek kalibre silah sistemi entegrasyon opsiyonlarına sahip. Arma, en zorlu arazi koşullarında bile hizmet verebilmekte. Adını korunması yönüyle Kirpiden alan bu araç BMC tarafından üretilmekte. Tasarım ve üretim amacı mayına karşı dayanıklı zırhlı personel taşıyıcı olan kirpinin başlıca kullanıcısı Türk Silahlı Kuvvetleridir. Tulpar, A400M ile taşınabilirlik, modüler koruma yapısı, elektronik alt yapı ve düşük siluet gibi teknik ve taktik özellikleri ile geleceğin zırhlı muharebe aracı. Geniş iç hacmi, yüksek taşıma kapasitesi ve esnek mimarisi ile gelecekte ortaya çıkabilecek zırh ve görev donanımı ihtiyaçlarına cevap verebilecek genişleme kapasitesine sahip. Otokar firmasının ürettiği bir diğer zırhlı personel taşıyıcı ise Otokal Ural. Tamamı zırh sacından üretilmiş personel kabini ile farklı tehditlere karşı sağladığı üst seviye personel korumasına ilave olarak; geniş iç hacmi ve koltuk ara mesafeleri, ergonomik tam boy koltukları, süspansiyonu ve sınıfındaki en büyük lastik ebadı sayesinde personel konforunu da en üst seviyede tutuyor. Otokar Cobra, Otokar firması tarafından 1997 yılında üretimine başlanan bir zırhlı personel taşıyıcı aracı. Azami 110 km hıza çıkabilen araçta bir adet 1 × 7.62 mm veya 12.7 mm makineli tüfek bulunuyor. 9 personel taşıma kapasiteli lastik tekerlekli 4x4 Cobra Zırhlı Aracın amfibik versiyonu da bulunmakta. Kazakistan Silahlı Kuvvetleri ihtiyacı için Otokar şirketi Kazakistan Engineering şirketi ile 2011 yılında yapılan anlaşma doğrultusunda ortak lisanslı üretim yapılıyor.

ASELSAN'ın Türk ordusu için özel olarak geliştirdiği ASYA, arazide koşmayı, zıplamayı, tırmanmayı kolaylaştırıyor. 

Fiziksel yorgunluğu minimuma indiren ASYA sayesinde zorlu koşullarda askerlerimizin direnci de artırılmış oluyor.

\n

Pendik'teki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı İstanbul Tersanesi'nde 2005 yılında ilk kaynağı vurulan TCG Heybeliada, 27 Eylül 2008 tarihinde suya indirildi. 

Türkiye'nin halen tümüyle personel kontrolündeki zırhlı araçları, tehlike durumlarında tek tuşla uzaktan da kontrol edilebilecek. Türk savunma sanayisi, zırhlı muharebe araçlarına yeni yetenekler kazandırmak için çeşitli çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalardan en dikkat çekenini zırhlı araçların aynı zamanda uzaktan komuta yeteneğiyle donatılması oluşturuyor.

Yalçın'ın, ihtiyaç durumunda sürücü koltuğunda personel olmadan da görev yapabilmesine yönelik çalışmalar yapıyor. Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir'in sosyal medyadan duyurduğu test sonuçlarına göre, üzerinde ASELSAN'ın SARP Uzaktan Komutalı Stabilize Silah Sistemi bulunan \"Ejder Yalçın\", araç dışından başarıyla kontrol edilebildi. Aracın tek tuşla uzaktan komuta moduna alınmasıyla araç dışında konumlu personel, kontrol panelleriyle \"Ejder Yalçın\"ı yönlendirdi ve çeşitli manevralar yapmasını sağladı.

\n

Uzaktan komuta sadece aracın idaresiyle de sınırlı kalmıyor. Aracın üzerindeki silah sistemleri ve diğer faydalı yükler de operatörler tarafından kontrol edilebiliyor. Operatör, tüm bu faaliyetleri önündeki monitörler aracılığıyla izleyebiliyor.

Gelişen teknoloji hayatımızın her alanına nüfus etmek ile birlikte silah endüstrisini de baştan başa yeniliyor. Yeni nesil silahlara ev sahipliği yapan en güçlü orduları belli oldu. Business Insider'ın edindiği verilere göre listenin ilk beş sırasında sırasıyla ABD, Rusya, Çin, Hindistan ve Fransa yer aldı.

Türkiye ise 'en güçlü ordular' listesinde İngiltere ve Japonya'nın ardından 8'inci sırada yer aldı. Listenin 9'uncu sorasında Almanya, 10'uncu sırasında ise Mısır yer aldı. ASELSAN'ın Ejder Yalçın 4x4 Zırhlı Muharebe Aracı'na entegre ettiği Tanksavar Füze Atıcı Sistemi'ne ilişkin atış testleri başarıyla yapıldı. Nurol Makina'nın NMS 4X4 aracıyla ilk kez Katar'a ihraç edilen ve böylece bir ordunun envanterinde yer alan Tanksavar Füze Atıcı Sistemi'nin geliştirilmesi, entegrasyonu ve yeni versiyonlarına ilişkin çalışmalar sürüyor. Kullanıcı etkileşimini en aza indirecek şekilde tasarlanan sistem, bilgisayarlı atış kontrol kabiliyetine sahip bulunuyor. Sistem, modüler yapısı sayesinde kule üzerinden Kornet, Hellfire, Javelin, Shershen ve OMTAS gibi tanksavar güdümlü mermileri ateşleyebiliyor. Seçilen füzenin güdüm sistemine göre kule üzerine RF veya lazer işaretleyici yerleştirilebiliyor. Füze sayısı, kullanıcı taleplerine göre değiştirilebiliyor. Füzelere ilave olarak sisteme yakın koruma maksatlı 7,62 milimetre ve 12,7 milimetre makineli tüfekler ile 25 milimetre top entegre edilebiliyor. ASELSAN, Tanksavar Füze Atıcı Sistemi'nin zırhlı araç üzerindeki performansını Ejder Yalçın 4x4 Zırhlı Muharebe Aracı ile değerlendirdi. Atış testleri, Konya Karapınar'daki test sahasında gerçekleştirildi. Atışlarda hedefler etkili şekilde vuruldu. Sistem testten başarıyla geçti. Atış testine ilişkin görüntüler ise hem Ejder Yalçın'ı hem de Tanksavar Füze Atıcı Sistemi'ni envanterine katan Katar'da düzenlenen Doha Uluslararası Deniz Savunma Fuarı ve Konferansı'nda (DIMDEX 2018) paylaşıldı. ASELSAN'ın Savunma Sanayi Teknolojileri AŞ ve Katar Savunma Bakanlığına bağlı Barzan Holding ile kurduğu BARQ (Şimşek) ortaklığının standında Tanksavar Füze Atıcı Sistemi'nin yeni tasarımı, atış testi görüntüleri eşliğinde sergilendi. Fuardaki yeni Tanksavar Füze Atıcı Sistemi'nin merkezinde makineli tüfek, iki yanında ise ikişer adet tanksavar füze fırlatıcı yer alıyor.

Türk savunma sanayisinin lider şirketlerinden ASELSAN, Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere tüm müşterilerine özgün ürün ve sistemler sunmak için çalışmalarını sürdürüyor. 

\n

Alınan bilgiye göre, ASELSAN uzaktan komutalı silah sistemi ürün ailesinin en yeni üyesi NEFER, Kazakistan'ın zorlu kış koşullarında denendi. 

Müşteri testlerini başarıyla tamamlayan NEFER, atışlarda gösterdiği performans ile yetkililerden tam not aldı. 

\n

Milli Savunma Bakanlığı da NEFER'in Kazakistan'daki testleri başarıyla geçtiğini resmi Twitter hesabından duyurdu.

Batı veya Doğu menşeli 25/30 milimetrelik otomatik topların ve antitank füzelerinin takılabildiği, üzerinde 7.62 milimetre eş eksenli silahın bulunduğu NEFER silah sistemi, hafifliği ve düşük silüetiyle de pazarda bir ilk olma özelliğini taşıyor.

Şirketin fuarda en dikkat çeken ürünlerinden KORHAN silah kulesi de bu sürede hazır hale getirildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirilen KORHAN'ın üretimi için ihtiyaç ve tedarik makamlarının kararları bekleniyor.

ASELSAN, gelişen teknolojiler ve değişen ihtiyaçlar doğrultusunda çalışmalarını sürdürerek yeni özgün ürünlere imza atıyor. Geçen yıl İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nda (IDEF 2017) bir dizi yeni ürününü tanıtan ASELSAN, geçen sürede bu ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.

KORHAN, muharebe sahası ihtiyaçlarını en ileri teknolojik olanaklardan yararlanarak karşılamak üzere geliştirdi. Yüksek ateş gücüne sahip, gelişmiş hedef tespit ve takip sistemleriyle donatılan KORHAN, kendini koruma ve çevresel farkındalık sistemleriyle kullanıcı ve sistem bekasını en üst seviyede sağlayabiliyor. 

\n

Sistemde, ana silah olarak yüksek atım hızına sahip 35 milimetre top kullanılıyor. Söz konusu top Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu tarafından üretiliyor. KORHAN, herhangi bir dışa bağımlılık olmaksızın Türkiye'de üretilen 35 milimetre parçacıklı mühimmatı kullanma kabiliyetine sahip bulunuyor.

Savunma sanayisinde 30 binden fazla aracı Türkiye’nin yanı sıra 30'dan fazla dost ve müttefik ülkenin silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleri tarafından aktif olarak kullanılan Otokar, EFES-2018'de Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Aracı ilk kez sergileyecek.

Cobra II platformu üzerine geliştirilen Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, Cobra II’nin sahip olduğu üstün arazi ve manevra kabiliyetine sahip. Araç, gece ve gündüz, zorlu arazi ve iklim koşullarında, farklı operasyon bölgelerinde ihtiyaca cevap verebilecek.

\n

Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç, gelişmiş hareket kabiliyetinin yanı sıra operasyon bölgesinde görev yapan diğer araçlarla uyumlu yüksek koruma sağlayacak.

\n

Yüksek taşıma kapasitesiyle dikkat çeken araç, 2,5 ton faydalı yük taşıma imkanı sunuyor.

Cobra II Yük Taşıyıcı Zırhlı Araç’ın üstün hareket kabiliyeti, gerek meskun mahalde gerekse kırsal alanlarda, her türlü zorlu saha koşulunda hizmet verebilmesini sağlıyor. Ayrıca gerektiğinde meskun mahal operasyonlarında aktif olarak da kullanılabiliyor.

\n

Araç, yük taşıma amacının dışında farklı görevler de yerine getirebiliyor. Aracın kasasına monte edilen uçaksavar silahıyla hem yakın koruma hem de birlikte kendini savunabilecek ateş gücü sağlanıyor.

\n

Aracın en büyük avantajını Cobra II ile aynı platform üzerinde geliştirilmiş olması oluşturuyor. Bu sayede envanterdeki diğer Cobra II’lerle birliklere standart yedek parça kullanımı kolaylığı sağlanıyor, düşük işletme ve bakım maliyeti sunuluyor.

Test atışları başarıyla gerçekleştirilen Boran ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin lojistik ve taktik manevra kabiliyeti büyük ölçüde artırılacak. Benzer sistemlere göre çok daha hafif yapısı sayesinde helikopterle harekat bölgesine rahatlıkla taşınabilen Boran’ın seri üretimine bu yıl sonu itibarıyla başlanması planlanıyor. 105 milimetrelik obüs sisteminin yeniden geliştirilmesi sonucunda ortaya çıkan silah için eski silah sisteminin parçaları değiştirildi. 17 kilometreyi etki altına alabilen silah, 1700 kg ağırlığı ile Sikorsky S-70 helikopteriyle harici yük, Chinook CH-47 helikopteriyle de hem harici hem dahili yük olarak taşınabiliyor Klasik mevzilenme prosedürlere ihtiyaç olmadan hedefe yönelme yapabilen silah kara, hava ve denizden intikal esnasında konum ve istikamet bilgilerini güncelleyerek –32 ile +44 derece aralığında 8 saat kesintisiz atış yapabiliyor.

Mobil haberleşme için ordumuzun hizmetine sunulacak olan Coğrafi Analiz Sistemi (CAS) geçtiğimiz günlerde tanıtıldı. 

\n

Efes 2018 Tatbikatı çerçevesinde sergilenen ve şu ana dek oldukça başarılı sonuçlar alan uygulama, henüz sivil kullanıma açılmadı. Geçtiğimiz yıl bir dönem sivil kullanıma açılan ancak kısa bir süre sonra yayından kaldırılan uygulamanın yeni dönemde kullanıma açılması bekleniyor. 

Konuyla ilgili Baykar Teknik Müdürü olan Selçuk Bayraktar bir tweet atarak uygulamayı halka duyurdu: \"Milli \"Google Earth\" diyebileceğimiz CAS (Milli Coğrafi Analiz Sistemi) ve SIHA'larımızdan yerdeki tablete canlı görüntü aktaran KUZGUN sistemi de Efes Tatbikatı'nda görevde.\"

Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi'nde gerçekleştirilen tatbikata katılan TCG Bayraktar'ı gezen gazetecilere gemiyle ilgili bilgi verildi.

\n

Anadolu Tersanesi'nin, yerli savunma sanayisinin önemli bir parçası olan TCG Bayraktar, 2014 yılında kızağa alındı ve 2017 Nisan ayında Deniz Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi.

Yüzde 72'lik millilik oranına sahip Bayraktar, tek tekneli, deplasman tipi ve tamamen çelik konstrüksiyon olarak inşa edildi. Üst binası balistik korumalı olan gemi, nükleer, biyolojik ve kimyasal saldırılar için tam personel korumasına sahip bulunuyor.

\n

TCG Bayraktar, Türkiye'de özel sektör tersanelerince inşa edilen en büyük ve ileri teknolojiye sahip harp gemisi özelliği taşıyor. Sınıfında dünyanın en büyüğü olan geminin boyu 139 ve eni 19,60 metre, bir tabur asker ve 13 tank taşıyabiliyor.

Gemide 15 tonluk genel maksat helikopterinin iniş ve kalkışına olanak sağlayacak helikopter platformu yer alıyor. Yükleme ve boşaltma işlemlerini sağlayabilmek amacıyla geminin üç tarafında birer kapak bulunuyor. Gemide ayrıca her biri 8 ton yük veya 40 kişi taşıyabilen, 20+ knot sürat yapabilen 4 LCVP çıkarma aracı yer alıyor.

Gemi, bin 200 ton yük veya tank, zırhlı araç ve diğer araçları taşıma kapasitesine sahip bulunuyor.

\n

TCG Bayraktar, ikmal yapmadan 30 gün denizde kalabiliyor ve 5 bin deniz milinden fazla yol alabiliyor. Bayraktar, 2 metrelik sığ sulara kapak atabiliyor. Gemide yerli üretim komuta kontrol sistemi ve stabilize makineli tüfek platformu ile pek çok elektronik ve silah sistemi yer alıyor. Bayraktar, geniş muhabere ve elektronik imkanlarıyla komuta kontrol, hareket ve lojistik görev fonksiyonlarına katkı sağlamanın yanı sıra gerektiğinde doğal afet yardım görevlerini de yerine getirebilecek kapasiteye sahip bulunuyor.

Kan testi yapabilecek seviyede sıhhi donanımı da bulunan gemide ameliyat dahi gerçekleştirilebiliyor.

\n

EFES-2018 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı'nda ilk kez kullanılan geminin görevi, bir tabur askeri 14 gün boyunca ikmal amaçlı muhafaza etme ve sahile intikal ettirmek oldu.

Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirdirme Vakfı kuruluşu olan ASELSAN'ın lazer savunma sistemleri programının son aşamasında saha testleri yapıldı. LSS adı verilen sistem, arazi ve meskun mahal kullanımı için zırhlı araç üzerine entegre edildi. Testlerde LSS'nin hareketli bir kara aracı üzerinde istenen bölgeye hızlıca intikali, ardından el yapımı patlayıcılara, branda, örtü gibi geçici yol engelleyicilere, saldırı ya da istihbarat amaçlı uçan ticari drone'lara karşı etkinliği gösterildi. LSS, altına patlayıcı madde bağlanmış ticari insansız hava aracını güvenli bir mesafede patlatmayı başardı. Sistem sayesinde mini insansız hava aracının kamerası da yakılarak etkisiz hale getirildi. Atım maliyeti kuruş düzeyinde olan sistem ile aracın yakıtı olduğu sürece kesintisiz atış yapılabiliyor. Güvenlik güçlerinin kullanımına sunulan insansız araçlara bir yenisi ekleniyor. Katmerciler tarafından geliştirilen ve ASELSAN silah sistemi entegre edilen Uzaktan Kumandalı Atış Platformu'nun (UKAP) ilki sahada görev yapmaya hazır hale getirildi. Hareket performansı ve atış kabiliyeti talepler doğrultusunda geliştirilen UKAP, son olarak hareketli atış testlerinden başarıyla geçti.

FNSS tarafından Silah Taşıyıcı Araç (STA) Projesi için geliştirilen Pars 4x4 Tanksavar Aracı, Paris'teki Eurosatory Uluslararası Savunma ve Güvenlik Fuarı'nda görücüye çıktı.

\n

Kara Kuvvetleri Komutanlığının ihtiyacını karşılamak üzere geliştirilen Pars 4x4'ün lansmanı için sektörün dünyadaki en önemli fuarı olarak gösterilen Eurosatory seçildi.

\n

Fuarda, Pars 4x4 STA’nın kalifikasyon testleri için üretilen 2 prototipinden biri sergileniyor. Eurosatory ziyaretçileri, FNSS standında, kalifikasyon testlerine hazır bir aracı yakından inceleme fırsatı buluyor. Proje kapsamında üretilen 2 prototip, üretici doğrulama testlerinin ardından gelecek aylarda kalifikasyon testlerine tabi tutulacak.

Pars 4x4 STA, her türlü arazi şartında, sürati ve yüksek manevra kabiliyetiyle düşmana ait tanklar ve diğer zırhlı unsurları uzak mesafeden imha edip, kısa sürede mevzi değiştirerek ikinci hedefi ateş altına alabilecek yeteneklere sahip olarak geliştirildi. FNSS, tecrübesi ve yenilikçi yaklaşımıyla bu zorlu gereksinimleri bir arada karşılayacak, çok özel bir amfibi araç ortaya çıkardı.

\n

Aracın en dikkati çeken özelliğini, güç grubunun, aracın arkasında yer alması oluşturuyor. Bu yerleşim, soğutma ızgarası ve egzozunun da üst bölümde bulunmasıyla Pars 4x4’e, hiçbir hazırlık yapmadan suya giriş imkanı ve dolayısıyla sınıfının en üstün amfibi kabiliyetini kazandırıyor. Ayrıca Pars 4x4’ün, daha yüksek süratle manevra yapabilmesine de imkan sağlıyor. Ancak güç grubu arkada bulunan bir aracın sahip olabileceği tüm bu özellikler, Pars 4x4'ün, atış sonrası konumunu terk edip, tehlikeden hızlıca uzaklaşabilmesine olanak veriyor.

Türk savunma sanayisi, saldırı amacıyla kullanılan \"drone\"ları etkisiz hale getirmek için yeni bir çözüm geliştirdi.

\n

Geleneksel güvenlik önlemleriyle tespit edilmeleri çok güç olan \"drone\"ların, tüm dünyada düşman unsurlar veya teröristler tarafından istihbarat veya saldırı amaçlı kullanımı yaygınlaşıyor.

\n

Meteksan Savunma, SDT ve Tamgör Elektronik, farklı alanlardaki uzmanlıklarını birleştirerek bu tür tehditlere karşı Kapan Drone Savar Sistemi'ni geliştirdi.

İHA ve SİHA’ların yazılımsal çözümler ile desteklenmesi, fiziksel yeteneklerinden çok daha öneme sahip. Bu kapsamda mobil canlı yayın yazılımı Kuzgun tanıtıldı.

\n

Efes 2018 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Tatbikatı’nda tanıtılan uygulama, Baykar Makina ve paydaşları tarafın

Yorumlar

  1. Bu habere henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yap